VW Golf V 1.6 Primeline

Mt.Akina

Bunta Fujiwara
Running in to 90s 🎶
Beta Programı
Katılım
18 Ocak 2017
Mesajlar
3,601
Beğeni puanı
14,775
Puanları
5,670
Konum
Gunma/Japan
Marka
Toyota
Bindiğimiz ve hakkında yaklaşık 8-9 ay 6 bin küsür km deneyim kazandığımız aracı muhtemel almayı düşünenler için tanıtmayı istedim, umarım onlar , için faydalı olur.

Araç 2004 model Candyweiss (Şeker Beyazı), Golf V Primeline, aracı 103 bin km'de ilk sahibinden aldık.

Buyrun başlayalım, ilk etapta Golf IV gibi 97-98 yılında çıktığında malzeme kalitesi ve medenilik olarak kendi sınıfında çağ atlayan bir otomobilin ardına gelmesi Golf V için en büyük talihsizliklerden birisi olarak görüyorum.



Golf IV döneminde nasıl Focus 1 ''sürüş hissiyatı'' olarak segmentinde çığır açtığı kabul edilirse, ''malzeme kalitesi ve medenilik'' olarak da Golf IV aynı devrimsel hamleyi başka bir alanda gerçekleştirmişti ve ondan sonra gelecek olan C segmentleri için 90'ların D segmenti araçlarına hem sürüş, hem de kalite hissiyatı olarak yaklaştırmıştı.


Golf V ise, 73'ten bu yana gelen Golf tarihinde üretim bandında sadece 2003-2008 yılları arasında kalmış, Golf VI(6) ile birlikte Golf tarihinin en kısa bant ömürlerine sahip olan otomobil olmuştur.Normalde bir Golf'ün makyaj ile birlikte 7-8 yılları bulan bant ömrü Golf V de 5, Golf VI da ise 4 yılla sınırlı kalmış.Bundan dolayı çoğu zaman Golf VI'yı Golf V'in makyajlı versiyonu olarak nitelerler yalan söylemiş de sayılmıyorlar.

Golf V ve Golf VI ''makyajlı'' olarak nitelendiriliyor bkz.




Golf V dedik dedik de ilk çıktığı zaman nasıl bir etki yaratmıştı?

Golf V ilk çıktığı zaman iç mekanın malzeme kalitesi olarak Golf IV'e göre daha kalitesiz malzemelerle yapıldığı kanısına varılmış, sırf bu durumdan ötürü de arka tampondaki tasarım ögesi olan mat siyah parça acımasızca kalite intibasını düşürdüğü gerekçesiyle eleştirilmiştir.Golf IV iç mekanına sahip bir eski Bora/Golf IV kullanıcısı olarak şunu söyleyebilirim ki iç mekan eleştirilerinde yere göğe kadar haklılar,





Fakat aracın dışındaki kalite izlenimine bu yorumu aksettirmek ise yersiz bir genelleme olur.Dış tasarımda da ön tarafın ülkemizde oldukça popüler olan Jetta versiyonuyla çok fazla ortak parçası olması dolayısıyla alelalede görünümü bazen gözünüzü tırmalayabiliyor. Fakat aracın arka stop tasarımı bir önceki Golf'lere oranla karakter kazanmış ve daha önce silik bir his yaratan arka stoplarda cesur hamlelerle aracın ön tarafındaki hatlar gibi yuvarlatılmıştır. Aracın tasarımında genel olarak yuvarlak hatları bol bol görebilirsiniz.Bence bunun en büyük sebebi o yıllarda VW Beetle'ın da etkisiyle retro bir tasarım anlayışını izlemeleri olabilir.











Bu arada tasarımında özellikle aracın proporsiyon olarak bir sonraki nesillerin öncüsü konumuna gelmiş diyebilirim.Çünkü Golf IV'ün basık tasarımından daha ziyade daha genişletilmiş ve yükseltilmiş bir orana geçilmiş.Yuvarlatılmış hatlar Golf'ün gerçek atası olan VW Beetle'ı andırması dolayısıyla benim hoşuma oldukça gidiyor.Tasarımcısının dünyaca ünlü Türk ismi Murat Günak olduğunu bahsetmeden geçemeyeceğim.Tasarımı yerli araca biniyoruz, kimse milliyetçiliğimizi sorgulamasın :D

Bu fotoğrafta Golf IV ve Golf V'in proporsiyon olarak devrimsel olarak farklılaştığını ve yeni nesil Golf'lerin proporsiyonunun başlangıcının Golf V olduğunu rahatlıkla görebilirsiniz.






İç Mekan-Yaşam Alanı

Aracın içerisinde malzeme kalitesi olarak geriye gidilmiş olsa da, saklama alanlarının genişliği, kullanım olarak daha ferah bir iç mekan sizi bekliyor.Golf IV'ün o basık ve dar yaşam alanına karşı ilaç gibi çok yerinde bir hamle yapılmış.Arka yaşam alanında özellikle eski Golf IV kullanıcıları bilirler, o dar şaft tüneli, daracık diz mesafesi, oturduğunuzda gömüldüğünüz klostrofobik koltuklardan Golf V de eser yok, aksine bence segmentinin o yıllarda en geniş yaşam alanına sahip aracı diyebiliriz.Araç buna ek olarak ergonomi açısından çok iyi geliştirilmiş, çoğu zaman kullanırken içgüdüsel olarak hareket ediyorsunuz.Bunlarda kronik olarak iç kapı kollarındaki far anahtarındaki ve radyodaki plastik trimlerin kaplamaları soyulur ve çok çirkin bir görünüme bürünürler, çoğu zaman yeni parça ile değiştirmek kesin çözüm değil ben iyi bir yerde orijinal parçanızı kaplattırmayı öneririm.Sürüş pozisyonunuz Golf'ün önceki kasalarına oranla daha fazla yükseltilmiş bir halde, aslında bu sürüş severler için ideal pozisyon olarak canınızı sıksa da direksiyon ayarının verdiği aşırı esnek derinlik ve yükseklik ayarı istediğiniz pozisyonu bir şekilde bulduruyor.









Arka da bir önceki nesilde oldukça rahatsız edici olan şaft tünelinden vazgeçtikleri için ve araç daha da büyüdüğü için segmentine göre çok rahat.Koltuklar ergonomik olmakla birlikte minderlerinde kendi içlerinde çok hafif bir sertlik hissiyatları var.Fakat özellikle sürücü koltuğundan yanlış konumlandırılan airbag demiri ve bir hayli çıkık olan yan destekler aracın kumaş kalitesinin sınırlarını test ediyor ve tüylenmelere hatta çoğu araçta aşınmalarına ve açılmalarına sebebiyet veriyor bu da ne yazık ki üzücü bir kronik sorun, bu durumun artı bir yanı ise yanal destekler sayesinde virajlarda sağa sola taburedeymişsiniz gibi sallanmıyorsunuz.

Primeline donanım ülkede yanlış bilindiği üzere en baz donanım denilemiyor, güvenlik öncelikli bir versiyon dolayısıyla diğer modellere oranla 10 tane airbag olmasına rağmen fonksiyonel direksiyon, park sensörü, yol bilgisayarı gibi temel donanımları olmaması sebebiyle ''boşline'' olarak biliniyor ama işin rengi o değil sadece öncelikler farklı ama dediğim gibi 10 Airbag, Track CD-Player, 4 Cam Otomatiği, Mekanik Klima gibi donanımlar harici dolu bir araçtır demek kesinlikle yanlış olur.Park sensörü sonradan orijinaline sadık bir biçimde ''aftermarket'' olarak taktık yine sizin de böyle bol bol sonradan bir şeyler takıp takıştıracağınız bir araç olması muhtemel.










Malzeme kalitesinin gerilemesine karşın, işçilik kalitesi bildiğiniz Golf ortalamasını vermekte hatta bazen aşmakta, yani bu konuda bir gerileme olduğunu söylemek araca haksızlık olur.Çoğu yerinde aracın üstüne çalışılmışlığı ve kalite izlenimini sürdürmeye yönelik noktaları fark ediyorsunuz.


Aracın mekaniğine gelecek olursak aracın iç aksamında kullanılan malzemelerin kalitesinden neden kısıldığını anlamakta güçlük çekmiyorsunuz, keza ilk tam bağımsız çok nokta bağlantılı arka süspansiyon Golf V'de kullanıldı. Önceki versiyon Golflerin torsiyon olduğunu hatta Golf 6'dan sonrakilerin dahi çoğunun Torsiyon olduğunu düşünürseniz.VW gibi kumarı sevmeyen garantici bir markanın alt takımlara ve sürüş kalitesine yatırım yapması insanı şaşırtıyor.Kuvvetle muhtemel Focus Mark I'ın ünlü yol tutuşundan geri kalmak istememiş olabilirler diye düşünmeden edemedim.





Alt takımdaki tam bağımsız süspansiyon bombasından sonra bu aracın platformunun aslında o dönem yeni kurulan-2003- PQ35 platformu olduğunu belirtmekte fayda var. Bu platform ise VW Golf 6 R, Audi TT Mark II TT RS gibi 300 küsür beygir AWD sisteme sahip araçları taşıyan bir platform.Ayrıca buna ek olarak Scirocco, 8P A3, 8J TT, Leon Mark II, Octavia, Beetle, EOS, Golf 6 gibi araçlarda da aynı platform kullanılmıştır.



Aracın süspansiyonları ise alışık olduğumuz Golf'lerden bir tık daha sert ayarlanmış diyebilirim.Çok fazla yaylanmadan yolu tutma eğiliminde ''bound-rebound'' olarak dar bir skalada çalışıyor.Fakat bu aracın konforsuz olduğu anlamına da gelmiyor, yalıtım seviyesi yüksek olduğu için içerisi çoğu zaman gereksiz seslerden arınmış bir şekilde ilerliyorsunuz.Başarılı buldum, tutuş odaklı hafif sert ayarlamaları da sürüşü seven sürücülerin zevk almasını sağlayacaktır.

Motor-Şanzıman

Aracın motoru ise eski tip hitler olarak tabir edilen atmosferik 1.6 8V motora sahip, motor 101 bg üretse de 1208 kg lık ağırlığı kaldırması kısa oranlı şanzıman sayesinde oluyor.Yavaş hissettirmiyor ama seri bir araç demek de doğru değil. Şanzıman o kadar ince ayarlanmış ki hayret ediyorsunuz motorun her bir santimetre küpündeki patlamayı kullanın diye vitesleri sık sık değiştiriyor buluyorsunuz kendinizi en son vitese yani 5.vitese geldiğinizde ise 3 bin devirde 110 civarı yapıyorsunuz.




Bunun üstüne çıkmak istediğinizde ise motorun sesi belli bir hızdan sonra dayanılmaz hale geliyor.Yalıtım iyi olduğu için 120-125 e kadar 4 bin devirde gitseniz de pek hissetmiyorsunuz ama aracı bağırtmaktan ve motoru yormaktan hoşlanmayan sürücüler- bu biraz ben- için uzun yollarınız hep belli bir sürat içerisinde olmak zorunda kalıyor.




İşin ilginci VW bu motor şanzıman kombinasyonunu sadece Golf'te değil 2011 model A4'de A3'te dahi kullanmış yani Premium olmayan bir araçta bu kombinasyon kabul edilebilir desem de A4 ve A3 için çok büyük hezimet olurdu.

Yol Tutuş

Halbuki işin öbür ucunda Golf V'in yol tutuşu ve limitleri kesinlikle 110-120 km/h ötesine geçmesi için de ayarlanmış.Şöyle ki 140-160 gibi hızlarda virajlara girerken ve çıkarken hiç bir şekilde istifini bozmuyor, elinden geldiğince çizgide kalmaya ve tutuşunu kaybetmemeye çalışıyor ve segmentinde bu konuda belki bir Focus'tan(Focus Mark II için konuşuyorum) dahi başarılı olduğunu söylemem gerekiyor.

Aracın tutuş limitleri yüksek süratlerde viraj almaya izin verse de keyif faktörünün eksikliğini hissediyorsunuz kesinlikle virajlarda hep bir çizgide dönme isteği var çok zorlarsanız kafadan açıyor.
ASR yani antipatinaj genellikle olmasına karşın-ve tuşla iptal edilebilmesine karşın-ESP bu araçlarda opsiyonel, ESP olmadığı için eğer doğru teknikleri uygularsanız araç arkasını getirebiliyor, bu sırada direksiyonda ne oluyor dediğinizi duyar gibiyim.Size bir iyi bir de kötü haberim var aracın direksiyonu elektrik destekli bu kötü bir haberdi, iyi haberse şu Fiat'ın City direksiyonları gibi ya da yeni nesil araçlardaki şehir içinde pamuklaşan şehir dışında sertleşen bir sistemi yok.Elektrik destekli fakat elektrik destekli direksiyonlar içerisinde en hisli olan direksiyonlardan biri diyebilirim.Tabii ki bu kıyaslamayı yaparken bir Ford hidrolik direksiyonunu baz almıyorum ama nispeten düzgün hissettiren ve şasisinin hareketlerine cevap veren bir direksiyonu olduğunu söylemek istiyorum.Kısacası bağımsız süspansiyonlarla ve tutuşu yüksek şasisiyle otoban süratlerinde dahi başarılı olsa da bunu yaparken düz bir çizgide yapmaya çalışıyor ve birinci görevi sizi eğlendirmek değil sizi korumak oluyor.

Frenler

Aracın frenleri ise abartmak istemiyorum ama neredeyse uzun zamandır kullandığım en güvenli frenler diyebilirim, ilk başta yumuşak bir hissiyat sizi karşılıyor, ardından işler ciddileşince pedal sertleşiyor. ABS'nin hassasiyeti çok yüksek hemen tetikte dolayısıyla dozaj frenlemeyi bilmeyenler için dahi güvenli bir ortam sağlıyor.Şahsi görüşüm tabii ki ama muhtemelen 140 beygirlik versiyonlarında 1.4 TSi'da da aynı fren kullanılıyordur çünkü kesinlikle bu frenler daha fazla gücü rahatlıkla kaldırabilirler.

LPG mevzusuna değinmek istiyorum aracı alırken kafamızda LPG takmak vardı, fakat çok sık kullanmadığımız için 8 aydır LPG takmadık, LPG'siz bir halde biniyoruz.Yakıt tüketimi olarak değişken ama şehir içinde 8.5-9.5 arası demek doğru olur.Yol bilgisayarı olmadığı için depodan depoya ölçülüyor ne yazık ki.




Artılar

+İşçilik kalitesi
+Yalıtım
+Yüksek limit-yol tuuş
+Güvenlik
+LPG ile kullanılabilen Golf V motoru.
+Pratiklik
+Geniş yaşam alanı



Eksiler

-Kısa oranlı şanzıman
-Eski teknoloji motor
-İç mekan malzeme kalitesi
-Donanım


Aracı kimler alır?

Arac yeni teknoloji araçlardaki hem benzinli hem de dizel olarak turbo sisteminin olası masraflarından kaçınmak isteyen, ya da yakıt olarak LPG'nin avantajını kullanmak isteyenler için bulunmaz bir hint kumaşı.Çünkü yeni araçlardaki onlarca sensörün verdiği karın ağrısı ve LPG uyumsuzluğu dolayısıyla eski teknoloji ''hitler'' diye tabir edilen motorun basit yapısı sayesinde benzin ve mazota aşırı para vermekten sizi kurtarıyor.

Bir başka sebep ise günümüzde üretim maliyetlerinin olabildiğince düşürülmeye çalışılması dolayısıyla bağımsız arka süspansiyon ya da kaliteli bir şasiden vazgeçen yeni model araçlara nazaran, eski model de olsa sürüş kalitesinden vazgeçilmemiş bir araç almak istiyorum diyenler için güzel bir tercih.Güvenlik olarak ise 10 airbag ve döneminin çarpışma testlerinde aldığı başarı düşünülürse-standartlar değişse de- daha hala ailelerin kullanacağı güvenli bir otomobil.Son olaraksa eski Golf IV'deki klostrofobik dar alana istinaden geniş ferah bir iç alana sahip sahip olmak isteyenler için olabilir.

Kısacası herhangi bir yeni model kalitesi düşürülmüş sonradan eklenmiş kalitesiz B-Sedan, ya da maliyetleri kısılmış yine yeni model maliyet odaklı atmosferik manuel C segmenti araçları tercih edecekler için güncelliğini henüz kaybetmemiş bir alternatif olarak almaya değer bir seçenek olarak görüyorum.






Aldık alalı gerçekten hiç bir masraf çıkarmadı, en çok memnun eden konulardan birisi bu oldu.


Yazının bu kısmına kadar okuduğunuz için teşekkürler...-Fotoğaflar Iphone 6 ile çekilmiştir, kalitesi iyi olmayabilir.
 
Son düzenleme:

AHU

Profesör
Destekçi
Katılım
14 Şub 2018
Mesajlar
455
Beğeni puanı
756
Puanları
1,395
Yaş
20
Konum
Highway to Hell
Marka
Audi
Primeline,yani boşun boşu anlamına da gelse o torpido soğutmasını görmek yüzümü gülümsetti.Araç çok diri ve çok orjinal görünüyor,bunun bozulmaması dileğiyle tekerinize taş değmesin :)
 

mrtkap

Profesör
Katılım
8 Ara 2017
Mesajlar
515
Beğeni puanı
845
Puanları
1,520
Konum
Edirne - Zong.
Marka
Toyota
Corolla'yı almadan önce sık sık göz gezdirdiğim, fiyatına oranla motor seçeneği yüzünden vazgeçtiğim bi modeldi fakat dış görünüş hala enfes hala güncel. Limitlerini özellikle mk2 Cupra'da çok net anladığım dinamik bi şasiye sahip ve benim gözümde totalde en kaliteli Golf'tür. Tek dezavantajı iç mekanı ; Japonlar bile o yıllarda Golf gibi Top seviyede olan bi modeli bu konuda alt etsede hala gözümün 2.0 TDi seçeneklerine dalmasına sebep olan kasadır 5. Kazasız belasız keyfini çıkarman dileğiyle :)
 

Ugur

Panpa
Destekçi
Beta Programı
Katılım
10 Eyl 2016
Mesajlar
2,072
Beğeni puanı
5,642
Puanları
4,270
Yaş
23
Konum
Elazığ
Marka
Skoda
Platform kardeşliğiii :D
Kazasız belasız binmen dileğiyle, güzel arabadır ve daha önemlisi kendini sevdiren bir arabadır kendileri :)
49EE89A6-4318-4FF9-90E6-39AB5D80EF07.jpeg

Dip not; farları değişmem lazım, corona muhabbetine araya kaynadı yine. Yaza ertelemek en iyisi.
 

Mt.Akina

Bunta Fujiwara
Running in to 90s 🎶
Beta Programı
Katılım
18 Ocak 2017
Mesajlar
3,601
Beğeni puanı
14,775
Puanları
5,670
Konum
Gunma/Japan
Marka
Toyota
Primeline,yani boşun boşu anlamına da gelse o torpido soğutmasını görmek yüzümü gülümsetti.Araç çok diri ve çok orjinal görünüyor,bunun bozulmaması dileğiyle tekerinize taş değmesin :)
İyi dilekleriniz için teşekkür ediyorum, boş olması biraz rahatsız ediyor ilerleyen dönemlerde VW'nin RCD 330 Multimedya teybi ile donanım skalasını renklendirmeyi düşünüyoruz.
Corolla'yı almadan önce sık sık göz gezdirdiğim, fiyatına oranla motor seçeneği yüzünden vazgeçtiğim bi modeldi fakat dış görünüş hala enfes hala güncel. Limitlerini özellikle mk2 Cupra'da çok net anladığım dinamik bi şasiye sahip ve benim gözümde totalde en kaliteli Golf'tür. Tek dezavantajı iç mekanı ; Japonlar bile o yıllarda Golf gibi Top seviyede olan bi modeli bu konuda alt etsede hala gözümün 2.0 TDi seçeneklerine dalmasına sebep olan kasadır 5. Kazasız belasız keyfini çıkarman dileğiyle :)
Motor seçeneği FSi ve TDi'ın yanında gerçekten cılız ve verimsiz bir motor, Japonların çift egzantrikli devirli makineleri ile boğuşması olası değil.Ama kısa şanzıman sayesinde aile aracı için yeterince atik hissettiriyor.Limitleri beni çok şaşırttı, beklemiyordum, 160-170 virajlara atlayıp da tedirgin olmadığım araçlardan birisi.İç mekan konusunda yerden göğe kadar haklısınız, VW'den daha fazlasını bekliyor insan.

Teşekkürler. :)

Platform kardeşliğiii :D
Kazasız belasız binmen dileğiyle, güzel arabadır ve daha önemlisi kendini sevdiren bir arabadır kendileri :)
Ekli dosyayı görüntüle 24596
Dip not; farları değişmem lazım, corona muhabbetine araya kaynadı yine. Yaza ertelemek en iyisi.
Karşiim.😁

Güvenlik odaklı dinamiklerini sevmesem de limitlerinin yüksek oluşu memnun ediyor.:)
 
Son düzenleme:

Cenk

Galatasaray
Beta Programı
Katılım
8 Eyl 2016
Mesajlar
14,034
Beğeni puanı
38,122
Puanları
6,820
Konum
Zonguldak
Marka
Ford
Mk1 Focus'la ilk defa c segmentine inen bağımsız süspansiyon, günümüz elektronik donanım trendlerine benzer anlam ifade ediyordu o yıllarda. Elektroniğin getirdiği donanım çeşitlilikleri o yıllarda olmadığı için mekanik donanımlar daha revaçtaydı. Bugün hayalet ekranı var, iyi bir multimedyası var, kör noktası var diye aranan özellikler o yıllarda şöyle süspansiyon var, böyle sürüş yeteneği var v.b kriterler üzerinden belirleniyordu. Bu noktada Vw de bu trend'den geri kalmak istemediği için bağımsız süspansiyon yolunu izledi. 1.6 FSI Golf V'i çok kullandım. Ciddi anlamda sürüşü en kaliteli Golf'tür bana göre. Güncel nesil Golf'ün bağımsız süspansiyonlu modelleri bile bu araç kadar kaliteli hissettirmiyor. Ne var ki Vag grubu bu yolu izlemek istemedi. Onlar kendi tarzlarını oluşturup kendi müşterilerini oluşturmak yolunda gitti. Buna tabi maliyetler de izin vermedi. Müşteri kazanımı noktasında da açıkçası oldukça başarılı oldular. Kaliteli iç mekan ve malzemeleri, eğlenceli sürüşe tercih eden müşteriler daha fazla olduğundan vag grubu bu pazar araştırmasını doğru yapmış olacak ki gelecek nesillerde biz petrolhead'ler için geriye gidiş gibi görünse de çoğunluk açısından gelişim kaydetti.
 

Ugur

Panpa
Destekçi
Beta Programı
Katılım
10 Eyl 2016
Mesajlar
2,072
Beğeni puanı
5,642
Puanları
4,270
Yaş
23
Konum
Elazığ
Marka
Skoda
İyi dilekleriniz için teşekkür ediyorum, boş olması biraz rahatsız ediyor ilerleyen dönemlerde VW'nin RCD 330 Multimedya teybi ile donanım skalasını renklendirmeyi düşünüyoruz.


Motor seçeneği FSi ve TDi'ın yanında gerçekten cılız ve verimsiz bir motor, Japonların çift egzantrikli devirli makineleri ile boğuşması olası değil.Ama kısa şanzıman sayesinde aile aracı için yeterince atik hissettiriyor.Limitleri beni çok şaşırttı, beklemiyordum, 160-170 virajlara atlayıp da tedirgin olmadığım araçlardan birisi.İç mekan konusunda yerden göğe kadar haklısınız, VW'den daha fazlasını bekliyor insan.

Teşekkürler. :)



Karşiim.😁

Güvenlik odaklı dinamiklerini sevmesem de limitlerinin yüksek oluşu memnun ediyor.:)
Birkaç ekleme yapayım sürüş konusunda,
Arabanın karakteri öncelikle dediğin gibi tutma eğiliminde ama bu zevksiz anlamına da gelmiyor tabii.
Yani arkayı bırakmak istediğinde bırakıyor ve bunu da iyi yapıyor ama asıl niyeti yolu tutmak tabii. Arkayı bıraktığında da en azından gözlemlediğim bu platformda birkaç modelde, sürüklenme şeklinde arkası geliyor. Yani arkası geldiğinde tamamen pürüzsüz yada hissiz değil de daha çok sürüklenme, ufak titreme halinde geliyor.
Diğer bir konu direksiyon. His olarak çok fazla bir şey beklememek lazım tabii ama hissiz de değil. Asıl eleştirim ise direksiyon simidinin büyüklüğü. Limitte özellikle de eğlenmek istediğinizde büyük olması bir dezavantaj olabiliyor.
Limit ötesindeki direksiyon ise tam anlamıyla sert. Sertleşmesi ciddi oranda artıyor. Bazı elektrikli direksiyonlarda görülen yumuşama mevzusunun tam tersine sertleşmesi güzel bir şey tabii.

Yine sürüşle alakalı son değineceğim konu da lastikle alakalı. Gözlemlediğim kadarıyla ön lastik hava düşmesi olayı ciddi oranda karakterini etkiliyor. Eğer ön lastiklerin havası düştüyse bununla nispeten büyük direksiyon eklenince lift off yapılınca öncelikle kafadan biraz açıp sonrasında arkayı getiriyor. Bu kafadan açma da çok fazla olmuyor aslında ama böyle bir senaryo da oluyor.
205-55-r16 ölçüleriyle önlere 34-35 basıp arkaya 35-36 yani arkayı 1psi fazla basınca karakteri tam anlamıyla oturuyor ve keyifli oluyor.

Olumsuz yönlerine de ekleme yapmam lazım;
Benim arabada da görülen far sararması, artık güncel çoğu arabada olan bir şey ama ekleme yapmak lazım tabi.
Boyanın erken güneş yanığı olması, metalik yada koyu renk alacaklar için kötü haber dikkat etmeleri gerekiyor.
 

Mt.Akina

Bunta Fujiwara
Running in to 90s 🎶
Beta Programı
Katılım
18 Ocak 2017
Mesajlar
3,601
Beğeni puanı
14,775
Puanları
5,670
Konum
Gunma/Japan
Marka
Toyota
Mk1 Focus'la ilk defa c segmentine inen bağımsız süspansiyon, günümüz elektronik donanım trendlerine benzer anlam ifade ediyordu o yıllarda. Elektroniğin getirdiği donanım çeşitlilikleri o yıllarda olmadığı için mekanik donanımlar daha revaçtaydı. Bugün hayalet ekranı var, iyi bir multimedyası var, kör noktası var diye aranan özellikler o yıllarda şöyle süspansiyon var, böyle sürüş yeteneği var v.b kriterler üzerinden belirleniyordu. Bu noktada Vw de bu trend'den geri kalmak istemediği için bağımsız süspansiyon yolunu izledi. 1.6 FSI Golf V'i çok kullandım. Ciddi anlamda sürüşü en kaliteli Golf'tür bana göre. Güncel nesil Golf'ün bağımsız süspansiyonlu modelleri bile bu araç kadar kaliteli hissettirmiyor. Ne var ki Vag grubu bu yolu izlemek istemedi. Onlar kendi tarzlarını oluşturup kendi müşterilerini oluşturmak yolunda gitti. Buna tabi maliyetler de izin vermedi. Müşteri kazanımı noktasında da açıkçası oldukça başarılı oldular. Kaliteli iç mekan ve malzemeleri, eğlenceli sürüşe tercih eden müşteriler daha fazla olduğundan vag grubu bu pazar araştırmasını doğru yapmış olacak ki gelecek nesillerde biz petrolhead'ler için geriye gidiş gibi görünse de çoğunluk açısından gelişim kaydetti.
Evet haklısınız, VW tamamen işi ticarete yada sizin deyiminizle iç mekan ve teknolojik oyuncaklara dökmeden önceki son modellerden diyebiliriz, Golf V için mesela ESP'nin tamamen kapatılabildiği son Golf'ler bunlar.Keza model marka bakılmadan bağımsız süspansiyon konulan Golf'ler de yine V'ler bir nevi ''Son Mohikan'' denilebilir. :D Yorumunuz için teşekkürler.

Birkaç ekleme yapayım sürüş konusunda,
Arabanın karakteri öncelikle dediğin gibi tutma eğiliminde ama bu zevksiz anlamına da gelmiyor tabii.
Yani arkayı bırakmak istediğinde bırakıyor ve bunu da iyi yapıyor ama asıl niyeti yolu tutmak tabii. Arkayı bıraktığında da en azından gözlemlediğim bu platformda birkaç modelde, sürüklenme şeklinde arkası geliyor. Yani arkası geldiğinde tamamen pürüzsüz yada hissiz değil de daha çok sürüklenme, ufak titreme halinde geliyor.
Diğer bir konu direksiyon. His olarak çok fazla bir şey beklememek lazım tabii ama hissiz de değil. Asıl eleştirim ise direksiyon simidinin büyüklüğü. Limitte özellikle de eğlenmek istediğinizde büyük olması bir dezavantaj olabiliyor.
Limit ötesindeki direksiyon ise tam anlamıyla sert. Sertleşmesi ciddi oranda artıyor. Bazı elektrikli direksiyonlarda görülen yumuşama mevzusunun tam tersine sertleşmesi güzel bir şey tabii.

Yine sürüşle alakalı son değineceğim konu da lastikle alakalı. Gözlemlediğim kadarıyla ön lastik hava düşmesi olayı ciddi oranda karakterini etkiliyor. Eğer ön lastiklerin havası düştüyse bununla nispeten büyük direksiyon eklenince lift off yapılınca öncelikle kafadan biraz açıp sonrasında arkayı getiriyor. Bu kafadan açma da çok fazla olmuyor aslında ama böyle bir senaryo da oluyor.
205-55-r16 ölçüleriyle önlere 34-35 basıp arkaya 35-36 yani arkayı 1psi fazla basınca karakteri tam anlamıyla oturuyor ve keyifli oluyor.

Olumsuz yönlerine de ekleme yapmam lazım;
Benim arabada da görülen far sararması, artık güncel çoğu arabada olan bir şey ama ekleme yapmak lazım tabi.
Boyanın erken güneş yanığı olması, metalik yada koyu renk alacaklar için kötü haber dikkat etmeleri gerekiyor.
Limit ötesi sertleşmeyi çok fazla hissettiğimi söyleyemem ama en azından yumuşayıp saçma sapan tepkiler vermiyor bu benim için kafi :) , direksiyon simidinin büyüklüğü eleştirisine katılıyorum çoğu zaman park manevralarında ve dediğiniz durumlarda sıkıntı oluşturabiliyor.

Farları aldığımızda soluktu, pasta cila ile açtık daha hala solma yapmadı, deneyebilirsiniz.Güneş yanığı konusu içinse Golf V için geçerli bir yorum olacağını düşünmüyorum çünkü aracın mikron kalınlığı çok fazla diğer araçların kaportasındaki 80-130 arasındaki mikron kalınlığı, Golf V için ölçümlerimize göre 100-150 bazen 160'a dahi çıkıyor.Fabrika boyayı kalın atmış bir de beyaz olunca o konuda sıkıntı yaşamayız diye tahmin ediyorum.Zaten LPG'nin takılıp takılmama durumuna göre de araç bizimle uzun yıllar kalabilecek ya da kalamayacak.

İlginçtir, beyaz renkte Jetta da Golf V'de fazla yok.:) Halbuki Tornadorot bir Golf 5 ne kadar güzel dururdu.:)
 

Sirius

Panpa
Katılım
18 Eyl 2016
Mesajlar
1,107
Beğeni puanı
4,419
Puanları
4,020
Marka
Alfa Romeo
Çoğu kişi aksine MQB ile gelen jenerasyonla Golf ve Passat'ın tekrar olması gerektiği hale geldiğini düşünüyorum. B5.5 kasadan sonra Passat B6 ve ve makyajlı hali diyebileceğimiz B7 ve MK4'den sonra MK5-6 Golf hayal kırıklığı. O jenerasyondan Tiguan için başarılı denilebilir.

Güle güle kullanın.
 

Mt.Akina

Bunta Fujiwara
Running in to 90s 🎶
Beta Programı
Katılım
18 Ocak 2017
Mesajlar
3,601
Beğeni puanı
14,775
Puanları
5,670
Konum
Gunma/Japan
Marka
Toyota
Çoğu kişi aksine MQB ile gelen jenerasyonla Golf ve Passat'ın tekrar olması gerektiği hale geldiğini düşünüyorum. B5.5 kasadan sonra Passat B6 ve ve makyajlı hali diyebileceğimiz B7 ve MK4'den sonra MK5-6 Golf hayal kırıklığı. O jenerasyondan Tiguan için başarılı denilebilir.

Güle güle kullanın.
İlginç bir bakış açısı nedenini merak ettim doğrusu.🤔VW'nin MQB'de kendi ruhunu tam anlamıyla bulduğunu ve ara dönemde kaybolduğunu mu düşünüyorsunuz?

FSi, DSG ve diğer teknolojilerin çoğu bu araçlarla geldi, belki öyle düşünmenizin sebebi bu olabilir.Markanın karar vermesi gerekiyordu belki de bu kararın ilk adımlarını oturtamamış olabilir.Ama eski nesil ''adamakıllı'' VW'lerden değiştirmedikleri bir şeyleri kapabildiyse kar kar olarak görüyorum ben de.
 
Son düzenleme:

Sirius

Panpa
Katılım
18 Eyl 2016
Mesajlar
1,107
Beğeni puanı
4,419
Puanları
4,020
Marka
Alfa Romeo
İlginç bir bakış açısı nedenini merak ettim doğrusu.🤔VW'nin MQB'de kendi ruhunu tam anlamıyla bulduğunu ve ara dönemde kaybolduğunu mu düşünüyorsunuz?

FSi, DSG ve diğer teknolojilerin çoğu bu araçlarla geldi, belki öyle düşünmenizin sebebi bu olabilir.Markanın karar vermesi gerekiyordu belki de bu kararın ilk adımlarını oturtamamış olabilir.Ama eski nesil ''adamakıllı'' VW'lerden değiştirmedikleri bir şeyleri kapabildiyse kar kar olarak görüyorum ben de.
MK5 GTI bir MK7 GTI'dan daha keyiflidir ancak iş standart modellere gelince motivasyonlar değişiyor ve tam tersi bir durum ortaya çıkıyor.

Bu araçlar altyapı anlamında oldukça iyiler tabii ki benim demek istediğim kalite ve konfor açısından. VW'ni diğer markalardan ayıran temel etken bunlardı ve bu noktada kıyaslayınca MK7 ve B8'i daha başarılı buluyorum.

MQB yüksek bir yatırım -76milyar$- yapılarak geliştirilmiş platform. Arkası bağımsız bir MK7'nin yol tutuş konusunda MK5-6'dan eksiği olduğunu düşünmüyorum. Keza B8 Passat hem yol tutuş hem konfor, kalite hem sürüş keyfi, direksiyon hissiyatı açısından daha iyi B6-7'den. MQB konusunda yaklaşımınız biraz duygusal.

Bu 3 jenerasyonla da oldukça haşır neşir biri olarak naçizane yorumum budur.
 

Mt.Akina

Bunta Fujiwara
Running in to 90s 🎶
Beta Programı
Katılım
18 Ocak 2017
Mesajlar
3,601
Beğeni puanı
14,775
Puanları
5,670
Konum
Gunma/Japan
Marka
Toyota
MK5 GTI bir MK7 GTI'dan daha keyiflidir ancak iş standart modellere gelince motivasyonlar değişiyor ve tam tersi bir durum ortaya çıkıyor.

Bu araçlar altyapı anlamında oldukça iyiler tabii ki benim demek istediğim kalite ve konfor açısından. VW'ni diğer markalardan ayıran temel etken bunlardı ve bu noktada kıyaslayınca MK7 ve B8'i daha başarılı buluyorum.

MQB yüksek bir yatırım -76milyar$- yapılarak geliştirilmiş platform. Arkası bağımsız bir MK7'nin yol tutuş konusunda MK5-6'dan eksiği olduğunu düşünmüyorum. Keza B8 Passat hem yol tutuş hem konfor, kalite hem sürüş keyfi, direksiyon hissiyatı açısından daha iyi B6-7'den. MQB konusunda yaklaşımınız biraz duygusal.

Bu 3 jenerasyonla da oldukça haşır neşir biri olarak naçizane yorumum budur.
Motivasyonlar bireye göre değişir görecelidir,:) ben sürüş keyfi ararken başkaları malzeme kalitesi arayabilir.Konfor açısından MQB'ye oranla Golf 5 in yetersiz olduğunu düşünmüyorum, kalite açısından da yazıda dediğim gibi iç mekan kalitesiyse doğrudur aksini iddia edemem.

Arkası bağımsız bir MK7'nin yol tutuş konusunda MK5 yada MK6 'dan daha kötü olduğunu ben de düşünmüyorum size katılıyorum, ancak yine sizin de dediğiniz gibi keyif faktörü kesinlikle MK5'da daha fazla bu da ''göreceli bireysel'' motivasyon olarak beni memnun ediyor mesela.☺

MQB isterse daha da astronomik fiyatlarla tasarlanan bir platform olsun. Otomobil markalarının ruhları ve özgünlüklerini kaybetmemeleri için yapboz platforma karşı duygusal olarak karşı olmakta sakınca görmüyorum, bir platform kur 10-15 yıl boyunca kullan 40 ayrı modeli besle? 76 milyar dolar çoktan çıkmışa ve kara döndürülmüşe benziyor.hatatat

Düşüncenizi paylaştığınız için de teşekkürler.
 
Son düzenleme:

LiveForSpeed

Profesör
Katılım
30 Ocak 2017
Mesajlar
130
Beğeni puanı
150
Puanları
1,185
Konum
Kocaeli
Marka
Volkswagen
1.6 FSİ motorlusunu 5-6 yıldır ailece kullanıyoruz. ESP mevcut değil. Özellikle yağmurlu havalarda zorlayınca kafadan kaymalar biraz korkutucu olabiliyor. Arkasını kaydırmak çok zor. Fren sistemi oldukça iyi çalışıyor. Viraj içinde zemin kaygan dahi olsa kasıtlı sert fren yapınca ABS'nin çabasıyla arkadan asla kopmuyor. Araca hakimseniz viraj içinde ağırlık transferiyle beraber çok hafif frenle absyi çalıştırmadan arkasını kaydırmak mümkün. Süspansiyon eşiği oldukça uzun. Amortisörün dibine kadar kapanması çok çok zor. Lakin biraz sesli çalışıyor. Bozuk ve engebeli yolda giderken lokur lokur ses duyabiliyorsunuz.
 

Mt.Akina

Bunta Fujiwara
Running in to 90s 🎶
Beta Programı
Katılım
18 Ocak 2017
Mesajlar
3,601
Beğeni puanı
14,775
Puanları
5,670
Konum
Gunma/Japan
Marka
Toyota
1.6 FSİ motorlusunu 5-6 yıldır ailece kullanıyoruz. ESP mevcut değil. Özellikle yağmurlu havalarda zorlayınca kafadan kaymalar biraz korkutucu olabiliyor. Arkasını kaydırmak çok zor. Fren sistemi oldukça iyi çalışıyor. Viraj içinde zemin kaygan dahi olsa kasıtlı sert fren yapınca ABS'nin çabasıyla arkadan asla kopmuyor. Araca hakimseniz viraj içinde ağırlık transferiyle beraber çok hafif frenle absyi çalıştırmadan arkasını kaydırmak mümkün. Süspansiyon eşiği oldukça uzun. Amortisörün dibine kadar kapanması çok çok zor. Lakin biraz sesli çalışıyor. Bozuk ve engebeli yolda giderken lokur lokur ses duyabiliyorsunuz.
FSi'ler genellikle daha dolu ve daha hızlı oluyorlar bir de 6 ilerisi sayesinde çok mantıklılar.Benzinde bu kadar uzun süre bineceğimizi binseydim FSi tercih ederdik sanırsam.:rolleyes:

Evet, yazıda da bahsettiğim üzere güvenlik odaklı ayarlandığı için araç stabil kalıyor çok zorlayınca da kafadan açıyor.Ama yine dediğim üzere limitler yüksek fakat çoğu zaman çizgide gitme eğiliminde. ABS dediğiniz gibi ve yazıda belirttiğim üzere çok hassas çalışıyor, limit fren uygulamayanlar için güven odaklı ayarlanmış.🤔

Yani kısacası araçla kaymak ve bazı türlü apaçilikleri yapmak için değil de daha çok tutuş ve güvenlik odaklı ayarlanmış hepsi o bence bu konuda da başarılı olmuş.👍

Süspansiyon eşiği uzun değil, amortisör özellikle yüksek süratlerde 150-160 belki 170 gibi süratlerde yoldaki ufak dalgalanmalarda kapanıyor.Çalışma skalasının dar olduğunu yazıda belirttim, siz daha farklı deneyimlemiş olabilirsiniz tabii ki :) .Ses olayı da bizim araçta yok, rot kollarına bakılabilir normalde olmaması gereken bir ses olsa gerek.🙄

Yorumlarınız için teşekkürler, çoğu zaman biz de keşke FSi alsak dediğim olmuştur, keyifli sürüşler.😇

Bu arada 1.6 FSi'lar, 1.6 Hitler'den😅 15 bg daha fazlalar ve 6.vitesleri var, genel olarak çok daha dolu oluyorlar.Almayı düşünenler için söylüyorum eğer benzinde binilecekse onlar daha mantıklı seçenekler.
 
Son düzenleme:

LiveForSpeed

Profesör
Katılım
30 Ocak 2017
Mesajlar
130
Beğeni puanı
150
Puanları
1,185
Konum
Kocaeli
Marka
Volkswagen
FSi'ler genellikle daha dolu ve daha hızlı oluyorlar bir de 6 ilerisi sayesinde çok mantıklılar.Benzinde bu kadar uzun süre bineceğimizi binseydim FSi tercih ederdik sanırsam.:rolleyes:

Evet, yazıda da bahsettiğim üzere güvenlik odaklı ayarlandığı için araç stabil kalıyor çok zorlayınca da kafadan açıyor.Ama yine dediğim üzere limitler yüksek fakat çoğu zaman çizgide gitme eğiliminde. ABS dediğiniz gibi ve yazıda belirttiğim üzere çok hassas çalışıyor, limit fren uygulamayanlar için güven odaklı ayarlanmış.🤔

Yani kısacası araçla kaymak ve bazı türlü apaçilikleri yapmak için değil de daha çok tutuş ve güvenlik odaklı ayarlanmış hepsi o bence bu konuda da başarılı olmuş.👍

Süspansiyon eşiği uzun değil, amortisör özellikle yüksek süratlerde 150-160 belki 170 gibi süratlerde yoldaki ufak dalgalanmalarda kapanıyor.Çalışma skalasının dar olduğunu yazıda belirttim, siz daha farklı deneyimlemiş olabilirsiniz tabii ki :) .Ses olayı da bizim araçta yok, rot kollarına bakılabilir normalde olmaması gereken bir ses olsa gerek.🙄

Yorumlarınız için teşekkürler, çoğu zaman biz de keşke FSi alsak dediğim olmuştur, keyifli sürüşler.😇

Bu arada 1.6 FSi'lar, 1.6 Hitler'den😅 15 bg daha fazlalar ve 6.vitesleri var, genel olarak çok daha dolu oluyorlar.Almayı düşünenler için söylüyorum eğer benzinde binilecekse onlar daha mantıklı seçenekler.
Birkaç madde daha ekleyeyim ;

Golf V'ler 6 ileri ıslak kavrama olan tork limiti daha yüksek bir dsg versiyonunu barındırıyor. Golf 6lardaki 7 ileri arızaları golf V lerde yok. B6 Passat 2.0 TDİlarda da aynı şanzıman var bu arada.

Amortisörün tamamen kapanıp baam diye vurduğunu çok nadir gördüm. Evet yüksek süratte dalgalanmalarda pek konforlu değil ama bunu kast etmiyorum. Örnek Dacia Sandero ve Fiat Egea'dan amortisör eşiği konusunda çok daha başarılı (iki aracı da min 500 km kullandığım için karşılaştırma yapıyorum yoksa fiyat olarak rakipleri tabiki değil.) Direksiyon hissi olarak söyleyebilirim ki Golf 7, Chevrolet Kalos, Sandero, Egea, Megane 2 den daha güvenli ve doğal. Acemi-orta seviye bir apaçi için oldukça hata affedebilen bir şasiye sahip. 1.6 FSİ'lar biraz sesli bir motor, trigerleri zincirli. Bunun yanında 6 ileri şanzıman hitler 1.6daki 5 ileriden daha uzun oranlı (1-2-3 dahil bütün vitesler).

Yürüyendeki sesten kastım gacır gucur veya boşluk tarzında değil. Derinden gelen bazı sesler. Egeada bunlar yok mesela.
 

muhammed37

Profesör
Katılım
17 Haz 2018
Mesajlar
1,278
Beğeni puanı
1,204
Puanları
1,970
Konum
İstanbul
Marka
Yok
öncelikle hayırlı olsun kazasız belasız kullanın inşallah araç çok temiz duruyor her ne kadar mk4 çok sevilsede ben mk5 ciyim :)
 

sputnik

Peace at home, peace in the world.
Beta Programı
Katılım
11 Kas 2016
Mesajlar
4,122
Beğeni puanı
14,878
Puanları
5,320
Konum
İstanbul
Bu kasa Golfleri severim, kazasız belasız kullanmanız dileğiyle.


Yalnız hava yastığı konusunda hata var, sayfada yer kaplamasın diye saklıyorum merak eden okuyabilir.
10 hava yastığı bulunan binek araba pek yok. En çok hava yastığı bulunan araçlarda bile -hepsini ayrı ayrı belirtirsek- 10 hava yastığı var diyebiliriz. Aracınızda muhtemelen 7 hava yastığı (sürücü ön, sürücü diz, yolcu ön, perde hava yastıkları 2 yanda, sürücü ve yolcu koltuk hava yastıkları) vardır. Perde hava yastığı boydan boya iki yanı kaplıyor, ön-arka diye ayrıştırılmıyor. A sütunu ve B sütununda airbag yazısı perde hava yastığı olan her araçta var.
Aynı arabayı 6 hava yastıklı diye ve 8 hava yastıklı diye satmaya çalışanlar olunca bu detaya takılır oldum.

Yazdığımı görselle destekleyeyim:



Görseller LC kataloğundan. Sağ ve sol yanları ayrı belirtirsek: Sürücü hava yastığı ve yolcu ön hava yastıkları (1 ve 2), sürücü ve yolcu diz hava yastıkları (3 ve 4), sürücü ve yolcu koltuk hava yastıkları (5 ve 6), arka yolcu koltuk hava yastıkları (7 ve 8) ve üç sırayı boydan boya kaplayan perde hava yastıkları (9 ve 10). Günümüzde bile arka koltuğa ayrıca hava yastığı koyulduğunu pek görmüyoruz, belki üst sınıf araçlarda işler değişiyordur.

Dipnot: Golf 7'nin belgesine baktım 7 hava yastığı bulunuyormuş.
 
Son düzenleme:

Ugur

Panpa
Destekçi
Beta Programı
Katılım
10 Eyl 2016
Mesajlar
2,072
Beğeni puanı
5,642
Puanları
4,270
Yaş
23
Konum
Elazığ
Marka
Skoda
Bu kasa Golfleri severim, kazasız belasız kullanmanız dileğiyle.


Yalnız hava yastığı konusunda hata var, sayfada yer kaplamasın diye saklıyorum merak eden okuyabilir.
10 hava yastığı bulunan binek araba pek yok. En çok hava yastığı bulunan araçlarda bile -hepsini ayrı ayrı belirtirsek- 10 hava yastığı var diyebiliriz. Aracınızda muhtemelen 7 hava yastığı (sürücü ön, sürücü diz, yolcu ön, perde hava yastıkları 2 yanda, sürücü ve yolcu koltuk hava yastıkları) vardır. Perde hava yastığı boydan boya iki yanı kaplıyor, ön-arka diye ayrıştırılmıyor. A sütunu ve B sütununda airbag yazısı perde hava yastığı olan her araçta var.
Aynı arabayı 6 hava yastıklı diye ve 8 hava yastıklı diye satmaya çalışanlar olunca bu detaya takılır oldum.

Yazdığımı görselle destekleyeyim:



Görseller LC kataloğundan. Sağ ve sol yanları ayrı belirtirsek: Sürücü hava yastığı ve yolcu ön hava yastıkları (1 ve 2), sürücü ve yolcu diz hava yastıkları (3 ve 4), sürücü ve yolcu koltuk hava yastıkları (5 ve 6), arka yolcu koltuk hava yastıkları (7 ve 8) ve üç sırayı boydan boya kaplayan perde hava yastıkları (9 ve 10). Günümüzde bile arka koltuğa ayrıca hava yastığı koyulduğunu pek görmüyoruz, belki üst sınıf araçlarda işler değişiyordur.

Dipnot: Golf 7'nin belgesine baktım 7 hava yastığı bulunuyormuş.
Ben 8 diye sayıyorum hep.

Şöför, direksiyon hava yastığı
Şöför yan
Şöför perde
Ön yolcu göğüs
Ön yolcu yan
Ön yolcu perde
Sol arka perde
Sağ arka perde

Bence sayılması gereken de bu.
 

Mt.Akina

Bunta Fujiwara
Running in to 90s 🎶
Beta Programı
Katılım
18 Ocak 2017
Mesajlar
3,601
Beğeni puanı
14,775
Puanları
5,670
Konum
Gunma/Japan
Marka
Toyota
öncelikle hayırlı olsun kazasız belasız kullanın inşallah araç çok temiz duruyor her ne kadar mk4 çok sevilsede ben mk5 ciyim :)
Golf 4 ünde güzel yanları var ben açıkçası ikisi arasında bir seçim yapamazdım, Golf 5 arka süspansiyonun bağımsız olması ve limitlerinin yüksek olmasına karşın; Golf 4’ün zamanının ilerisinde iç mekan malzeme kalitesi işçiliği ve yalıtımı düşünüldüğünde her ikisi de iyi :). FSi olmayacaksa dolu bir atmosferik 1.8 veya 1.6 Golf 4 çok iyi olurdu doğrusu, madalyonun öte ucunda da Golf 5 olcaksa da 1.6 FSi ya da 2.0 FSi güzel bir kondisyon olurdu.

İyi dilekleriniz için teşekkürler.
Bu kasa Golfleri severim, kazasız belasız kullanmanız dileğiyle.


Yalnız hava yastığı konusunda hata var, sayfada yer kaplamasın diye saklıyorum merak eden okuyabilir.
10 hava yastığı bulunan binek araba pek yok. En çok hava yastığı bulunan araçlarda bile -hepsini ayrı ayrı belirtirsek- 10 hava yastığı var diyebiliriz. Aracınızda muhtemelen 7 hava yastığı (sürücü ön, sürücü diz, yolcu ön, perde hava yastıkları 2 yanda, sürücü ve yolcu koltuk hava yastıkları) vardır. Perde hava yastığı boydan boya iki yanı kaplıyor, ön-arka diye ayrıştırılmıyor. A sütunu ve B sütununda airbag yazısı perde hava yastığı olan her araçta var.
Aynı arabayı 6 hava yastıklı diye ve 8 hava yastıklı diye satmaya çalışanlar olunca bu detaya takılır oldum.

Yazdığımı görselle destekleyeyim:



Görseller LC kataloğundan. Sağ ve sol yanları ayrı belirtirsek: Sürücü hava yastığı ve yolcu ön hava yastıkları (1 ve 2), sürücü ve yolcu diz hava yastıkları (3 ve 4), sürücü ve yolcu koltuk hava yastıkları (5 ve 6), arka yolcu koltuk hava yastıkları (7 ve 8) ve üç sırayı boydan boya kaplayan perde hava yastıkları (9 ve 10). Günümüzde bile arka koltuğa ayrıca hava yastığı koyulduğunu pek görmüyoruz, belki üst sınıf araçlarda işler değişiyordur.

Dipnot: Golf 7'nin belgesine baktım 7 hava yastığı bulunuyormuş.
Anladım bu detayı bilmiyordum sütunlardaki airbaglerin bir bütün halde olduğunu düşünürsek ve diz airbag’i olmadığını da düşünürsek 6 airbagli sanırsam uyarınız için teşekkürler.

İyi dilekleriniz için ayrıca teşekkür ederim.

Ben 8 diye sayıyorum hep.

Şöför, direksiyon hava yastığı
Şöför yan
Şöför perde
Ön yolcu göğüs
Ön yolcu yan
Ön yolcu perde
Sol arka perde
Sağ arka perde

Bence sayılması gereken de bu.
Golf 5 in ortalarda B sütününda 2 tane daha var o da perdenin içinde sanırım.Sutunların hepsinde var, açıkçası öyle sayıldığında da 10 oluyor ondan 10 dedim.
 
Son düzenleme:

sputnik

Peace at home, peace in the world.
Beta Programı
Katılım
11 Kas 2016
Mesajlar
4,122
Beğeni puanı
14,878
Puanları
5,320
Konum
İstanbul
Ben 8 diye sayıyorum hep.

Şöför, direksiyon hava yastığı
Şöför yan
Şöför perde
Ön yolcu göğüs
Ön yolcu yan
Ön yolcu perde
Sol arka perde
Sağ arka perde

Bence sayılması gereken de bu.
Bence denecek bir konu değil ki bu. Aracınızda 6 hava yastığı var. Perde denilen zaten yanları boydan boya kaplıyor.

Sizin mantığınızla üstte katalog görselini paylaştığım araçta 14 hava yastığı var.
 
Üst