Süspansiyon sistemleri

VectraGt28

Halil İbrahim MIDIK
Taklacı Güvercin
Katılım
25 Ocak 2020
Mesajlar
70
Beğeni puanı
82
Puanları
485
Konum
Samsun
Marka
Opel
Gibi gibi daha aynı dönem rakiplerini uzatabiliriz.Önden çekerli seçenekler arkada genellikle torsiyon kullanmaktaydılar.Dönemine göre torsiyon yenilikçi olsa da tam bağımsız değil yarı-bağımsız bir düzendi.
Şöyle bir ekleme yapayım; Vectra a 2000 16v modelinde arka süspansiyon normal vectra'lardan farklı bildiğim kadarıyla. Tam hakim değilim ama çift salıncak sistemi diye hatırlıyorum. İnternette bir görsel bulamadım siz bulup koyabilirseniz sevinirim. 4×4 versiyonlarda zaten farklı tamamen ama önden çeker olmasına rağmen bu modelde farklı olması beni şaşırtmıştı.
 

Mt.Akina

Bunta Fujiwara
Running in to 90s 🎶
Beta Programı
Katılım
18 Ocak 2017
Mesajlar
4,091
Beğeni puanı
17,053
Puanları
5,670
Konum
Gunma/Japan
Marka
Toyota
Şöyle bir ekleme yapayım; Vectra a 2000 16v modelinde arka süspansiyon normal vectra'lardan farklı bildiğim kadarıyla. Tam hakim değilim ama çift salıncak sistemi diye hatırlıyorum. İnternette bir görsel bulamadım siz bulup koyabilirseniz sevinirim. 4×4 versiyonlarda zaten farklı tamamen ama önden çeker olmasına rağmen bu modelde farklı olması beni şaşırtmıştı.
Evet, Calibra’nınki ile aynıdır muhtemelen şimdi baktım çok ufak bir farklılık var ama temel geometri aynı.Arasındaki fark E30 ile E24 kadar. Aşağıya ekliyorum.



Opel Vectra A 4x4

4x4 veya AWD düzeni olan-190-E30-Sierra-Vectra-Audi- gibi olan araçlarda 2wd(2 çeker) sistemlere göre farklılıklar oluyor. Ben daha çok 2 çekerleri baz aldım mesajımda ama evet farklılıklar var.

Ayrıca Omega A’nın yapısına da bakmıştım, Vectra ve Calibra 4x4 nın arka düzeniyle çok benzer belki de Omega’dan uyarlamışlardır her iki aracada :)

Bu da bir üst segment olan arkadan itiş Omega A’nın semi trailing arm sistemi.Sierra’ya çok benziyor.Omega bir tık daha geç çıktı ve E segmentiydi.


Omega A
 
Son düzenleme:

Cenk

Galatasaray
Beta Programı
Katılım
8 Eyl 2016
Mesajlar
14,520
Beğeni puanı
39,422
Puanları
6,820
Konum
Zonguldak
Marka
Ford
Birazda yeni nesil Alfa sevenlerin süspansiyon merakını giderelim..

Alfa Romeo, yeni bir tam bağımsız arka süspansiyon üreterek bunun patentini aldı. Aynı zamanda çift kollu ( double wishbone ) süspansiyon kurulumuna da yeni bir alt salıncak dizaynı yorumu getirerek bunun da patentini aldı. Bunlara da Alfa-Link adını verdi. Bu süspansiyon teknolojileri tüm Giulia serilerinde ve Stelvio'da kullanılıyor.

Çift salıncaklı ön süspansiyon tamamen alüminyumdan üretilme. Bildiğimiz standart çift kollu ön süspansiyonların kullanım amacı; motor torkunun sebep olduğu istenmeyen direksiyon tepkilerini önleyerek daha keskin bir sürüş elde etmektir. Lastiklerin yönlendirilmesini ve güç aktarımını birbirinden ayırmaktır. Buraya kadar tüm standart çift kollu ön süspansiyonlar bu işlevi temel olarak görüyor. Peki Alfa'nın Alfa-Link adını verdiği bu çift kollu süspansiyona kattığı yorum nedir ?

Görsellerde ilki standart çift kollu ön süspansiyon ve ikincisi Alfa-Link çift kollu ön süspansiyon

hqdefault.jpg


alfa-romeo-technologies-1.jpg


Yorumlamak gerekirse; ilk görselde olduğu gibi geleneksel çift kollu süspansiyonların üst kolu kısa, alt kolu uzundur. Her iki kol da lades kemiğine benzer, birbirleriyle aynı dizayna sahiptir. Alfa'nın yorumu ise ikinci resimde 2 numaralı detayda gizli. Alfa, geleneksel çift kollu süspansiyonun üst kolunda bir değişikliğe gitmemiş. Fakat 2 numaralı görselde süspansiyonun alt kolunu geleneksel dizayna göre farklılaştırmış. Bu ön süspansiyonun benzersiz özelliği, gergiye farklı şekilde, uzunlukta ve dizaynda menteşelenmiş iki ayrı alt kolun olmasıdır. Patenti alınan bu çift alt bağlantı, sürüş sırasında makas hareketi gerçekleştirerek her koşulda direksiyon hissini üst seviyeye çıkarıyor. Bu sürüş hissi, geleneksel çift kollu süspansiyonda olan tek bağlantılı alt kol ile elde edilemiyor. ( daha rahat anlaşılabilmesi için 2.resimde sağ tekerleğin olduğu alt kolu çizerek gösterdim )

Yeni Alfa-Link tam bağımsız arka süspansiyon

Arka süspansiyonun %45'i alüminyumdan üretilmiş. Bu da süspansiyonu hafifleterek konforu arttırıyor. 5 noktadan bağlantılı tam bağımsız bu süspansiyonun en büyük özelliği virajlarda keskin köşe dönüşlerinde süspansiyon olabildiğince sert kalıyor ama bunun yanında gövdenin düz sürüşlerde yaptığı uzunlamasına hareketlerde de gövdeye bir o kadar esneklik kazandırabiliyor. Süspansiyonda hidrolik sönümlemeli elastik bağlantıların kullanılması sayesinde engebeli yollarda filtreleme oldukça başarılı hale geliyor.

Arka süspansiyonda kullanılan patentli bir cihaz sayesinde lastiklerin toe ve kamber açılarının değiştirilmesi gerektiğinde bile süspansiyonun sert noktalarının ve bağlantılarının değişmeden kalması mümkün oluyor. Alfa'nın arka süspansiyonunun yanal sertliği, bulunduğu segmentin maksimum değerlerinde. Yani olabilecek en sert şekilde ayarlanmış. İşte süspansiyona eklenen bu patentli cihaz sayesinde aracın arka iki lastiğinin tüm statik açıları tekrar tekrar ayarlansa bile süspansiyonun sahip olduğu sertlik ve keyifli sürüş için optimize edilmiş ayarı bozulmadan kalabiliyor.

giulia_super_suspensions-2_small.jpg
 
Son düzenleme:

Mt.Akina

Bunta Fujiwara
Running in to 90s 🎶
Beta Programı
Katılım
18 Ocak 2017
Mesajlar
4,091
Beğeni puanı
17,053
Puanları
5,670
Konum
Gunma/Japan
Marka
Toyota
Birazda yeni nesil Alfa sevenlerin süspansiyon merakını giderelim..

Alfa Romeo, yeni bir tam bağımsız arka süspansiyon üreterek bunun patentini aldı. Aynı zamanda çift kollu ( double wishbone ) süspansiyon kurulumuna da yeni bir alt salıncak dizaynı yorumu getirerek bunun da patentini aldı. Bunlara da Alfa-Link adını verdi. Bu süspansiyon teknolojileri tüm Giulia serilerinde ve Stelvio'da kullanılıyor.

Çift salıncaklı ön süspansiyon tamamen alüminyumdan üretilme. Bildiğimiz standart çift kollu ön süspansiyonların kullanım amacı; motor torkunun sebep olduğu istenmeyen direksiyon tepkilerini önleyerek daha keskin bir sürüş elde etmektir. Lastiklerin yönlendirilmesini ve güç aktarımını birbirinden ayırmaktır. Buraya kadar tüm standart çift kollu ön süspansiyonlar bu işlevi temel olarak görüyor. Peki Alfa'nın Alfa-Link adını verdiği bu çift kollu süspansiyona kattığı yorum nedir ?

Görsellerde ilki standart çift kollu ön süspansiyon ve ikincisi Alfa-Link çift kollu ön süspansiyon

Ekli dosyayı görüntüle 29221

Ekli dosyayı görüntüle 29225

Yorumlamak gerekirse; ilk görselde olduğu gibi geleneksel çift kollu süspansiyonların üst kolu kısa, alt kolu uzundur. Her iki kol da lades kemiğine benzer, birbirleriyle aynı dizayna sahiptir. Alfa'nın yorumu ise ikinci resimde 2 numaralı detayda gizli. Alfa, geleneksel çift kollu süspansiyonun üst kolunda bir değişikliğe gitmemiş. Fakat 2 numaralı görselde süspansiyonun alt kolunu geleneksel dizayna göre farklılaştırmış. Bu ön süspansiyonun benzersiz özelliği, gergiye farklı şekilde, uzunlukta ve dizaynda menteşelenmiş iki ayrı alt kolun olmasıdır. Patenti alınan bu çift alt bağlantı, sürüş sırasında makas hareketi gerçekleştirerek her koşulda direksiyon hissini üst seviyeye çıkarıyor. Bu sürüş hissi, geleneksel çift kollu süspansiyonda olan tek bağlantılı alt kol ile elde edilemiyor. ( daha rahat anlaşılabilmesi için 2.resimde sağ tekerleğin olduğu alt kolu çizerek gösterdim )

Yeni Alfa-Link tam bağımsız arka süspansiyon

Arka süspansiyonun %45'i alüminyumdan üretilmiş. Bu da süspansiyonu hafifleterek konforu arttırıyor. 5 noktadan bağlantılı tam bağımsız bu süspansiyonun en büyük özelliği virajlarda keskin köşe dönüşlerinde süspansiyon olabildiğince sert kalıyor ama bunun yanında gövdenin düz sürüşlerde yaptığı uzunlamasına hareketlerde de gövdeye bir o kadar esneklik kazandırabiliyor. Süspansiyonda hidrolik sönümlemeli elastik bağlantıların kullanılması sayesinde engebeli yollarda filtreleme oldukça başarılı hale geliyor.

Arka süspansiyonda kullanılan patentli bir cihaz sayesinde lastiklerin toe ve kamber açılarının değiştirilmesi gerektiğinde bile süspansiyonun sert noktalarının ve bağlantılarının değişmeden kalması mümkün oluyor. Alfa'nın arka süspansiyonunun yanal sertliği, bulunduğu segmentin maksimum değerlerinde. Yani olabilecek en sert şekilde ayarlanmış. İşte süspansiyona eklenen bu patentli cihaz sayesinde aracın arka iki lastiğinin tüm statik açıları tekrar tekrar ayarlansa bile süspansiyonun sahip olduğu sertlik ve keyifli sürüş için optimize edilmiş ayarı bozulmadan kalabiliyor.

Ekli dosyayı görüntüle 29223
Çok değerli ve güzel bilgiler, elinize sağlık bu bahsedilen Alfa Link sistemi Yeni Guila ve Stelvio’larda mevcut değil mi eskilerde yok?

Bu arada deneyimlediğim 156’daki direksiyon tepkilerinin neden öyle olduğunu ve neden diğer dönem sedanlarına göre bir tık daha da dinamik olduğunu çok ince düşünülmüş süspansiyondan kaynaklandığını da bir kere daha farketmiş oldum.

Aslında arkasında ciddi finansman sağlayacak yatırımcı firmalar olsa işler gelecek ama bugüne kadar bir Guila’yı görebildik. Bu ciddi finansmanın yansıması olarak.Umarım ilerleyen yıllarda daha da güçlenir.

Ve yine umarım bu güçlenmeyi premium adı altında gerçekleştirmez.
 
Son düzenleme:

Cenk

Galatasaray
Beta Programı
Katılım
8 Eyl 2016
Mesajlar
14,520
Beğeni puanı
39,422
Puanları
6,820
Konum
Zonguldak
Marka
Ford
Çok değerli ve güzel bilgiler, elinize sağlık bu bahsedilen Alfa Link sistemi Yeni Guila ve Stelvio’larda mevcut değil mi eskilerde yok?

Bu arada deneyimlediğim 156’daki direksiyon tepkilerinin neden öyle olduğunu ve neden bir tık daha da dinamik olduğunu çok ince düşünülmüş süspansiyondan kaynaklandığını da bir kere daha farketmiş oldum.

Aslında arkasında ciddi finansman sağlayacak yatırımcı firmalar olsa işler gelecek ama bugüne kadar bir Guila’yı görebildik. Bu ciddi finansmanın yansıması olarak.Umarım ilerleyen yıllarda daha da güçlenir.

Ve yine umarım bu güçlenmeyi premium adı altında gerçekleştirmez.
Alfalink benim kaynaklarda gördüğüm kadarıyla bu iki modelde kullanılıyor sadece. Önceki nesil alfalarda veya güncel giulietta'da falan yok. Zaten hem önde hem arkada kullanılan bu sistemler fazla parça içerdiği için oldukça pahalı. O yüzden kolay kolay her alfa modelinde de bulunmaz. Maalesef bu tarz sürüş zevki sunacak teknolojileri sadece sürüş keyfi takıntısı olan markalar finanse edip piyasaya sürebiliyor. Petrolhead olarak bizler daha fazlasını istesek de trendler göz önüne alındığında şuan ki hali bile bence nimet. En azından şu başlık altında 3-5 yeni marka ve modeli konuşabiliyoruz. Bardağın bu tarafına bakıyorum ben artık mecburen.
 

Sirius

Panpa
Katılım
18 Eyl 2016
Mesajlar
1,323
Beğeni puanı
6,142
Puanları
4,420
Marka
Alfa Romeo
Birazda yeni nesil Alfa sevenlerin süspansiyon merakını giderelim..

Alfa Romeo, yeni bir tam bağımsız arka süspansiyon üreterek bunun patentini aldı. Aynı zamanda çift kollu ( double wishbone ) süspansiyon kurulumuna da yeni bir alt salıncak dizaynı yorumu getirerek bunun da patentini aldı. Bunlara da Alfa-Link adını verdi. Bu süspansiyon teknolojileri tüm Giulia serilerinde ve Stelvio'da kullanılıyor.

Çift salıncaklı ön süspansiyon tamamen alüminyumdan üretilme. Bildiğimiz standart çift kollu ön süspansiyonların kullanım amacı; motor torkunun sebep olduğu istenmeyen direksiyon tepkilerini önleyerek daha keskin bir sürüş elde etmektir. Lastiklerin yönlendirilmesini ve güç aktarımını birbirinden ayırmaktır. Buraya kadar tüm standart çift kollu ön süspansiyonlar bu işlevi temel olarak görüyor. Peki Alfa'nın Alfa-Link adını verdiği bu çift kollu süspansiyona kattığı yorum nedir ?

Görsellerde ilki standart çift kollu ön süspansiyon ve ikincisi Alfa-Link çift kollu ön süspansiyon

Ekli dosyayı görüntüle 29221

Ekli dosyayı görüntüle 29225

Yorumlamak gerekirse; ilk görselde olduğu gibi geleneksel çift kollu süspansiyonların üst kolu kısa, alt kolu uzundur. Her iki kol da lades kemiğine benzer, birbirleriyle aynı dizayna sahiptir. Alfa'nın yorumu ise ikinci resimde 2 numaralı detayda gizli. Alfa, geleneksel çift kollu süspansiyonun üst kolunda bir değişikliğe gitmemiş. Fakat 2 numaralı görselde süspansiyonun alt kolunu geleneksel dizayna göre farklılaştırmış. Bu ön süspansiyonun benzersiz özelliği, gergiye farklı şekilde, uzunlukta ve dizaynda menteşelenmiş iki ayrı alt kolun olmasıdır. Patenti alınan bu çift alt bağlantı, sürüş sırasında makas hareketi gerçekleştirerek her koşulda direksiyon hissini üst seviyeye çıkarıyor. Bu sürüş hissi, geleneksel çift kollu süspansiyonda olan tek bağlantılı alt kol ile elde edilemiyor. ( daha rahat anlaşılabilmesi için 2.resimde sağ tekerleğin olduğu alt kolu çizerek gösterdim )

Yeni Alfa-Link tam bağımsız arka süspansiyon

Arka süspansiyonun %45'i alüminyumdan üretilmiş. Bu da süspansiyonu hafifleterek konforu arttırıyor. 5 noktadan bağlantılı tam bağımsız bu süspansiyonun en büyük özelliği virajlarda keskin köşe dönüşlerinde süspansiyon olabildiğince sert kalıyor ama bunun yanında gövdenin düz sürüşlerde yaptığı uzunlamasına hareketlerde de gövdeye bir o kadar esneklik kazandırabiliyor. Süspansiyonda hidrolik sönümlemeli elastik bağlantıların kullanılması sayesinde engebeli yollarda filtreleme oldukça başarılı hale geliyor.

Arka süspansiyonda kullanılan patentli bir cihaz sayesinde lastiklerin toe ve kamber açılarının değiştirilmesi gerektiğinde bile süspansiyonun sert noktalarının ve bağlantılarının değişmeden kalması mümkün oluyor. Alfa'nın arka süspansiyonunun yanal sertliği, bulunduğu segmentin maksimum değerlerinde. Yani olabilecek en sert şekilde ayarlanmış. İşte süspansiyona eklenen bu patentli cihaz sayesinde aracın arka iki lastiğinin tüm statik açıları tekrar tekrar ayarlansa bile süspansiyonun sahip olduğu sertlik ve keyifli sürüş için optimize edilmiş ayarı bozulmadan kalabiliyor.

Ekli dosyayı görüntüle 29223
Çok güzel bilgiler eline sağlık. Alfa, D segmentte 156'dan itibaren önde Double Wishbone arkada Multilink süspansiyon kullanmaya başladı ve 159 ile bu bir üst seviyeye çıktı ve bugün Giulia ile gelen Alfa-Link gibi patentli teknolojilerle bunu daha da ileri noktaya taşıdı.

@Mt.Akina altyapıya bu kadar yatırımın karşılığı da ancak premium segmente oynayarak alınabilir maalesef. Alfa, 159 ile premium segmente adım atmıştı ve bugün Giulia ve Stelvio ile yerini tamamen belli etti. Aslında premium segmentte mazisi çok da yeni değil 80'lere kadar luxury brand olarak geçmekteydi ekonomik sıkıntılar Alfa'yı uygun fiyatlı araç üretmeye itti. Günümüzde ise compact segmentte yalnızca Cuv-Suv ile yer alacaklar gibi görünüyor. Yeni nesil bir Giulietta gelip gelmeyeceği belirsiz.
 

Cenk

Galatasaray
Beta Programı
Katılım
8 Eyl 2016
Mesajlar
14,520
Beğeni puanı
39,422
Puanları
6,820
Konum
Zonguldak
Marka
Ford
Çok güzel bilgiler eline sağlık. Alfa, D segmentte 156'dan itibaren önde Double Wishbone arkada Multilink süspansiyon kullanmaya başladı ve 159 ile bu bir üst seviyeye çıktı ve bugün Giulia ile gelen Alfa-Link gibi patentli teknolojilerle bunu daha da ileri noktaya taşıdı.

@Mt.Akina altyapıya bu kadar yatırımın karşılığı da ancak premium segmente oynayarak alınabilir maalesef. Alfa, 159 ile premium segmente adım atmıştı ve bugün Giulia ve Stelvio ile yerini tamamen belli etti. Aslında premium segmentte mazisi çok da yeni değil 80'lere kadar luxury brand olarak geçmekteydi ekonomik sıkıntılar Alfa'yı uygun fiyatlı araç üretmeye itti. Günümüzde ise compact segmentte yalnızca Cuv-Suv ile yer alacaklar gibi görünüyor. Yeni nesil bir Giulietta gelip gelmeyeceği belirsiz.
Bugün premium olmadan bir şeyleri tam anlamıyla sunmak cidden zor. Araçların sunup sunamaması bir yana, sürüş üstüne yatırım yapıp bunu marka geleneği olarak kabul eden ve hem güncel trendleri takip edip hem sürüş üstüne gereken geliştirmeleri finanse ederek araç üretmek normal markalar açısından çok zor. Premium olmayan markalar arasında hemen hemen tüm modellerinde sürüş karakteri üstüne takıntılı kaç marka var ? Saymaya kalksak bir elin parmağına yetişemeyiz. Bunların arasından mazda, Ford gibi markalar var. Mazda sınırlı bir pazarda, sınırlı üretim adedi sayesinde genel üretim ve trendler anlamında az kusurla bunu yapabiliyor. Ford desen her videoda iç mekan malzeme kalitesinin daha iyi olması gerektiğinden bahsediliyor. Sunamıyorsun işte bunu. Zaten onu da sunabilse, misal bir peugeot veya vw gibi iç mekan sunabilse zaten premium rakiplerinin fiyatından pazara girmek zorunda kalır.

Normal marka olarak altyapısal kaliteye bütçe ayırarak araç üretmek istiyorsan muhakkak başka bir yerden kısmak zorundasın. Bu sefer rakiplerin arasında da tercih edilebilirliğin azalıyor. Ancak premium olduğunda bunu tam anlamıyla finanse edip piyasaya sürebiliyorsun.
 

Mt.Akina

Bunta Fujiwara
Running in to 90s 🎶
Beta Programı
Katılım
18 Ocak 2017
Mesajlar
4,091
Beğeni puanı
17,053
Puanları
5,670
Konum
Gunma/Japan
Marka
Toyota
Çok güzel bilgiler eline sağlık. Alfa, D segmentte 156'dan itibaren önde Double Wishbone arkada Multilink süspansiyon kullanmaya başladı ve 159 ile bu bir üst seviyeye çıktı ve bugün Giulia ile gelen Alfa-Link gibi patentli teknolojilerle bunu daha da ileri noktaya taşıdı.

@Mt.Akina altyapıya bu kadar yatırımın karşılığı da ancak premium segmente oynayarak alınabilir maalesef. Alfa, 159 ile premium segmente adım atmıştı ve bugün Giulia ve Stelvio ile yerini tamamen belli etti. Aslında premium segmentte mazisi çok da yeni değil 80'lere kadar luxury brand olarak geçmekteydi ekonomik sıkıntılar Alfa'yı uygun fiyatlı araç üretmeye itti. Günümüzde ise compact segmentte yalnızca Cuv-Suv ile yer alacaklar gibi görünüyor. Yeni nesil bir Giulietta gelip gelmeyeceği belirsiz.
Açıkcası burada bir yol ayrımı var, kendi adıma şunu belirtebilirim.

Ya gerçekten sağlam bir finansmanla marka adını lekelemeyecek ve riske atmayacak 4C ve Guila gibi örnek otomobillerle kendini başka yere konumlayacak ve gerçekten premium işler çıkaracak.

Ya da bir dönemler Alfa 75, Alfa Spider ve Alfa GT/GTV gibi halkın cebini de düşünen özgün modeller üreten bir firma olacak.

Yani kaba tabirle ne şiş yansın ne kebap yansın modelinden vazgeçmesi lazım.İyi finansla tabii.

Ha bana sorarsanız ben kusurlu da olsa halka hitap eden ve yaratıcı ekonomik çözümlerle zevkli bir sürüş sunmaya çalışan “bozuk” Alfa’ları daha çok Alfa’ya yakıştırıyorum.

Yani Alfa 75 in kusurları Spider’in kusurları veya GT Junior’un kusurları uygun fiyatlı oluşunun yanında hiç de gözüme gelmiyor. :) Ama bütün bunlar yapılırken Fiat ile de dirsek temasında bulunmaması lazım geldiğini yazdığım örneklerden anlamışsındır.

Konu dağılmasın kısacası özgün, ekonomik, “kusurlu” fakat içinde Fiat’ı en az şekilde göreceğim bir Alfa beni çok memnun ederdi tıpkı 90 öncesi Alfaları gibi.

Not: Fiat hater değilim ama her marka kendi işini yapmalı , özgün olmalı “adam olmalı len ! ” kısaca :D
 
Son düzenleme:

Cenk

Galatasaray
Beta Programı
Katılım
8 Eyl 2016
Mesajlar
14,520
Beğeni puanı
39,422
Puanları
6,820
Konum
Zonguldak
Marka
Ford
Açıkcası burada bir yol ayrımı var, kendi adıma şunu belirtebilirim.

Ya gerçekten sağlam bir finansmanla marka adını lekelemeyecek ve riske atmayacak 4C ve Guila gibi örnek otomobillerle kendini başka yere konumlayacak ve gerçekten premium işler çıkaracak.

Ya da bir dönemler Alfa 75, Alfa Spider ve Alfa GT/GTV gibi halkın cebini de düşünen özgün modeller üreten bir firma olacak.

Yani kaba tabirle ne şiş yansım ne kebap yansın modelinden vazgeçmesi lazım.İyi finansla tabii.

Ha bana sorarsanız ben kusurlu da olsa halka hitap eden ve yaratıcı ekonomik çözümlerle zevkli bir sürüş sunmaya çalışan “bozuk” Alfa’ları daha çok Alfa’ya yakıştırıyorum.

Yani Alfa 75 in kusurları Spider’in kusurları veya GT Junior’un kusurları uygun fiyatlı oluşunun yanında hiç de gözüme gelmiyor. :) Ama bütün bunlar yapılırken Fiat ile de dirsek temasında bulunmaması lazım geldiğini yazdığım örneklerden anlamışsındır.

Konu dağılmasın kısacası özgün, ekonomik, kusurlu fakat içinde Fiat’ı en az şekilde göreceğim bir Alfa beni çok memnun ederdi tıpkı 90 öncesi Alfaları gibi.

Not: Fiat hater değilim ama her marka kendi işini yapmalı , özgün olmalı “adam olmalı len ! ” kısaca :D
Bakma hepsi mecburi bir hamle. Sektör iş birliğinden, ortak çalışmalardan ve teknoloji paylaşımından ilerliyor. Buna katılmayan markalar ancak zarar eder ve batar. O yüzden biz istesek de istemesek de o veya bu oranda markaların içinde başka markaları göreceğiz. Biraz daha basit, özgün, sürüş zevkine sahip ve daha ekonomik araçları ancak bizim gibiler istiyor ki bizler de azınlığız. Aslına bakarsan bugün otomobiller sunduğu tüm bu teknolojilere bakıldığında fiyatları oldukça uygun. Ama bizim ülkemizde pahalı işte sorun burada :D
 

Sirius

Panpa
Katılım
18 Eyl 2016
Mesajlar
1,323
Beğeni puanı
6,142
Puanları
4,420
Marka
Alfa Romeo
Açıkcası burada bir yol ayrımı var, kendi adıma şunu belirtebilirim.

Ya gerçekten sağlam bir finansmanla marka adını lekelemeyecek ve riske atmayacak 4C ve Guila gibi örnek otomobillerle kendini başka yere konumlayacak ve gerçekten premium işler çıkaracak.

Ya da bir dönemler Alfa 75, Alfa Spider ve Alfa GT/GTV gibi halkın cebini de düşünen özgün modeller üreten bir firma olacak.

Yani kaba tabirle ne şiş yansım ne kebap yansın modelinden vazgeçmesi lazım.İyi finansla tabii.

Ha bana sorarsanız ben kusurlu da olsa halka hitap eden ve yaratıcı ekonomik çözümlerle zevkli bir sürüş sunmaya çalışan “bozuk” Alfa’ları daha çok Alfa’ya yakıştırıyorum.

Yani Alfa 75 in kusurları Spider’in kusurları veya GT Junior’un kusurları uygun fiyatlı oluşunun yanında hiç de gözüme gelmiyor. :) Ama bütün bunlar yapılırken Fiat ile de dirsek temasında bulunmaması lazım geldiğini yazdığım örneklerden anlamışsındır.

Konu dağılmasın kısacası özgün, ekonomik, kusurlu fakat içinde Fiat’ı en az şekilde göreceğim bir Alfa beni çok memnun ederdi tıpkı 90 öncesi Alfaları gibi.

Not: Fiat hater değilim ama her marka kendi işini yapmalı , özgün olmalı “adam olmalı len ! ” kısaca :D
'90 sonrası Fiat'ı göreceğin modeller 145/146, Mito ve Giulietta (iç mekanında görülebilir, alt yapısı Fiat'tan bağımsız). Yani sırf RWD değil diye Alfa, Alfa'lıktan çıkmıyor. 1-2 serisi FWD'ye geçti diye Bmw demeyecek miyiz?

Dediğim gibi Alfa halkı düşünen bir marka değildi buna mecbur kaldı. Günümüzde ise @Cenk 'in belirttiği gibi premium'a kaymadan bu tarz Giulia gibi modeller mümkün değil.
 

Mt.Akina

Bunta Fujiwara
Running in to 90s 🎶
Beta Programı
Katılım
18 Ocak 2017
Mesajlar
4,091
Beğeni puanı
17,053
Puanları
5,670
Konum
Gunma/Japan
Marka
Toyota
'90 sonrası Fiat'ı göreceğin modeller 145/146, Mito ve Giulietta (iç mekanında görülebilir, alt yapısı Fiat'tan bağımsız). Yani sırf RWD değil diye Alfa, Alfa'lıktan çıkmıyor. 1-2 serisi FWD'ye geçti diye Bmw demeyecek miyiz?

Dediğim gibi Alfa halkı düşünen bir marka değildi buna mecbur kaldı. Günümüzde ise @Cenk 'in belirttiği gibi premium'a kaymadan bu tarz Giulia gibi modeller mümkün değil.
Rwd’den bağımsız olarak yapıyorum aşağıdaki yorumumu,

Altyapısını değiştirmek mevzusu süspansiyon geometrisini değiştirmekle sınırlı kalıyor 90 sonrası modellerde, halbuki 90 öncesi Alfalarda genellikle şasi, süspansiyon komple bir bütün olarak özgün konumda, yani önden çeker Alfasud buna dahil sadece RWD değil.

Düşüncemi ifade ettim, halka inen modelleri beni memnun ediyor taa ki bir başka markanın hegemonyasına kadar.

Bu arada ilk yazdığın yorum için BMW adına evet diyorum.Alfa adına diyemiyorum çünkü tarihte önden çeker araçları olan bir marka, BMW bu konuda “0” iken BMW likten çıkmış gibi görüyorum, tartışılır eğrisi doğrusu.
 
Son düzenleme:

Sirius

Panpa
Katılım
18 Eyl 2016
Mesajlar
1,323
Beğeni puanı
6,142
Puanları
4,420
Marka
Alfa Romeo
Rwd’den bağımsız olarak yapıyorum aşağıdaki yorumumu,

Altyapısını değiştirmek süspansiyon geometrisini değiştirmekle sınırlı kalıyor 90 sonrası modellerde, halbuki 90 öncesi Alfalarda genellikle şasi, süspansiyon komple bir bütün olarak özgün konumda, yani önden çeker Alfasud ve Fluvia’da buna dahil sadece RWD değil.

Düşüncemi ifade ettim, halka inen modelleri beni memnun ediyor taa ki bir başka markanın hegemonyasına kadar.

Bu arada ilk yazdığın yorum için BMW adına evet diyorum.Alfa adına diyemiyorum çünkü tarihte önden çeker başarılı araçları olan bir marka, BMW bu konuda “0” iken BMW likten çıkmış gibi görüyorum, tartışılır eğrisi doğrusu.
1- "Altyapısını değiştirmek süspansiyon geometrisini değiştirmekle sınırlı kalıyor 90 sonrası modellerde" bu dediğin yalnızca bahsettiğim modeller için geçerli ki onlarda da iş sadece süspansiyon geometrisini değiştirmek değil, öyle desek bile bu bir aracın kaderini büyük oranda değiştirir. Aynı platform aynı özelliklerdeki Golf ve A3'te bile sürüşünde farklılıklar olduğunu kendin söylüyorsun.

2- Fiat'ı neden bu kadar yeriyorsun, tarih boyunca sürüş konusunda kötü bir marka olmadı.

3- Fiat deyip geçtiğin arabaların teknik detaylarını biraz araştırmanı hatta bi kaç Alfa modeli daha kullanmanı öneririm, gücenme de 4-5 dk kullanıp Alfa'yı benden daha iyi biliyorsun maşallah.
 

Mt.Akina

Bunta Fujiwara
Running in to 90s 🎶
Beta Programı
Katılım
18 Ocak 2017
Mesajlar
4,091
Beğeni puanı
17,053
Puanları
5,670
Konum
Gunma/Japan
Marka
Toyota
1- "Altyapısını değiştirmek süspansiyon geometrisini değiştirmekle sınırlı kalıyor 90 sonrası modellerde" bu dediğin yalnızca bahsettiğim modeller için geçerli ki onlarda da iş sadece süspansiyon geometrisini değiştirmek değil, öyle desek bile bu bir aracın kaderini büyük oranda değiştirir. Aynı platform aynı özelliklerdeki Golf ve A3'te bile sürüşünde farklılıklar olduğunu kendin söylüyorsun.

2- Fiat'ı neden bu kadar yeriyorsun, tarih boyunca sürüş konusunda kötü bir marka olmadı.

3- Fiat deyip geçtiğin arabaların teknik detaylarını biraz araştırmanı hatta bi kaç Alfa modeli daha kullanmanı öneririm, gücenme de 4-5 dk kullanıp Alfa'yı benden daha iyi biliyorsun maşallah.
Ne alakası var yahu, düşüncemi ifade ettim neden güceneyim.Sen mutlaka daha iyi bilirsin, benim ona diyecek bir şeyim yok.Alfa uzmanı olduğumu iddia etmiyorum zaten.

Ayrıca Fiat’ı yerdiğim yok sevdiğim modelleri var sevmediğim modelleri var.Panda olsun 124 Spider olsun, 500 olsun karakterli araçlar ve severek de kullanacağım araçlar ama hepsi değil tabii.

Yani sırf İtalyan diye de değil bu konuda anlaşalım.

İlk öncüle ise hak veriyorum, kaderini değiştiriyor aracın her ne kadar da aynı platform olsa da.
 
Son düzenleme:

Sirius

Panpa
Katılım
18 Eyl 2016
Mesajlar
1,323
Beğeni puanı
6,142
Puanları
4,420
Marka
Alfa Romeo
Ne alakası var yahu, düşüncemi ifade ettim neden güceneyim.Sen mutlaka daha iyi bilirsin, benim ona diyecek bir şeyim yok.Alfa uzmanı olduğumu iddia etmiyorum zaten.

Ayrıca Fiat’ı yerdiğim yok sevdiğim modelleri var sevmediğim modelleri var.Panda olsun 124 Spider olsun karakterli araçlar ve severek de kullanacağım araçlar.
Ben de uzman olduğumu iddia etmiyorum tabii ancak işin içine girip iyice haşır neşir olunca, araştırınca bu araçlar hakkındaki bazı önyargılar, dönen yanlış bilgilere karşı da bir şey yazmazsam bu böyle sürüp gider, bunu fanboyluk olarak algılamayın.

156 alana kadar iç mekanının acayip kalitesiz bir şey olduğunu sanıyordum. 159'a binene kadar bu aracın gerçekten bir E90, A4 rakibi olduğunu, bu kadar kaliteli olduğunu bilmiyordum. Araştırmadan önce tamamen bir GM olduğunu sanıyordum. Motoru, süspansiyonunun Alfa'nın elinden çıktığını dönemindeki testlerde sürüş ve yol tutuş konusunda bizzat Almanlar tarafından 1. sırada değerlendirildiğini bilmiyordum. Giulietta'nın Bravo ile aynı platformda olduğunu sanıyordum vs. vs.
 

Mt.Akina

Bunta Fujiwara
Running in to 90s 🎶
Beta Programı
Katılım
18 Ocak 2017
Mesajlar
4,091
Beğeni puanı
17,053
Puanları
5,670
Konum
Gunma/Japan
Marka
Toyota
bazı önyargılar, dönen yanlış bilgilere karşı da bir şey yazmazsam bu böyle sürüp gider, bunu fanboyluk olarak algılamayın.
Eğer böyleyse hiç bir problem yok.Ben de mesela Alfa’ya binene kadar Ford’un veya BMW’nin direksiyonu sezgisel sanıyordum, ön yargılar değiştiriyor olayı.

Benim sadece canımın sıkıldığı nokta işin fanboyluk(İşte İtalyansa İtalyan/Japonsa Japon neyse işte) kısmı onu da açıkladın zaten.
 

Cenk

Galatasaray
Beta Programı
Katılım
8 Eyl 2016
Mesajlar
14,520
Beğeni puanı
39,422
Puanları
6,820
Konum
Zonguldak
Marka
Ford
Bir de Audi'ye bakalım.. Süslü Volkswagen olmadığını anlamak pek zor değil.

Otomobillerde arka süspansiyon sistemini çok kez konuşmuşuzdur. Peki ön süspansiyon sistemi ? Çoğu kişi Audi'lerin ön düzeninde macpherson veya çift kollu süspansiyon kullanıldığını zanneder. Kısmen doğrudur. Ama bir sistem daha var ki çoğu kişi bilmez. 5 noktadan bağlantılı, multilink dediğimiz tam bağımsız bir ön süspansiyon sistemine de sahiptir. Audi'nin boylamasına motorlu versiyonlarında kullandığı bir ön süspansiyon sistemi bu. Çoğu kişi Audi A4'te çift salıncaklı bir ön süspansiyon var zanneder ama 5 noktadan bağlantılı tam bağımsız bir ön süspansiyona sahiptir.

Kısaca bahsetmek gerekirse Audi, ön düzende 3 farklı tip süspansiyon çeşidi kullanıyor. İlki kompakt dediğimiz Audi A1, A3, TT gibi modellerde yer alan macpherson, ikincisi full-size olarak geçen Q7, R8 gibi araçlardaki double wishbone ( çift salıncak ), üçüncüsü ise motoru boylamasına monte edilmiş tüm Audi versiyonlarında olan 5 bağlantılı bir ön süspansiyon çeşididir. Görseli ise tam olarak şu şekildedir;

A169189_large.jpg


Biraz da sistemin ayrıntılarından ve double wishbone yerine neden 5 bağlantılı bir ön süspansiyon kullanıldığından bahsedelim;

Süspansiyonun alt kısmında bir destek bağlantısı, bir kontrol kolu vardır. En tepede, yayların orada duran salıncakta ise iki kontrol kolu vardır. Rot kolu da beşinci bağlantıyı oluşturur. 5 noktadan bağlantılı ön süspansiyon yanal ve uzunlamasını kuvvetleri ayrı ayrı idare edebiliyor. Virajlarda gereken yüksek kararlılığa sahip sportif sürüşü sağlarken aynı zamanda konforu da etkilemeden kaliteli sürüş sağlıyor. Bu karmaşık ön süspansiyon yapısı, siz direksiyon manevrasını başlattığınızda veya hızlanma gibi itici güce başvurduğunuzda ve çukur, tümsek v.b darbelerden kaynaklı bozucu bir güçle karşılaştığınızda bu etkilerin hepsini bastırarak direksiyon geri bildiriminin minimum düzeyde etkilenmesine ve daha hassas direksiyon tepkilerine sahip olmanızı sağlıyor. Süspansiyonda ki bağlantılar ve mil yatakları alüminyumdan yapılmıştır. Bu da alt takımın hafifliğine katkıda bulunarak yönlendirmeyi daha hassas hale getirdiği gibi konforu arttırıyor, çarpışma sırasında da güvenliği yükseltiyor.

5 noktadan bağlantılı ön süspansiyonun kullanılabilmesi için ne gerekiyor ?

Öncelikle sistemi kullanılabilir hale getirebilmek için aracın boyutlarının belli bir büyüklükte olması gerekiyor. Kompakt ligin boyutları bu kurulum için yeterli değil. Dolayısıyla A4 ve daha yukarısı gibi üst segment araçlarda hacimsel büyüklük yeterli alan sağlıyor. Segmentten kaynaklı hacimsel büyüklük de tek başına bir kriter değil. Bu süspansiyon sistemi fazla yer kapladığı için enlemesine yerleştirilen motorlu modellerde maalesef kullanılamıyor. Ancak uzunlamasına motorlu versiyonlarda kullanılıyor.

Peki ön süspansiyonda double wishbone ( çift salıncak ) yerine 5 noktadan bağlantılı süspansiyon kullanımı neden tercih edilmiş olabilir ?

Öncelikli sebep süspansiyon geometrisi ayarı.. Çift salıncaklı süspansiyonlarda süspansiyon geometrisi ayarı daha kolaydır ama ayarların alternatifi kısıtlıdır. 5 noktadan bağlantılı süspansiyonda geometri ayarı için daha fazla esneklik şansınız vardır. Yani bir çok farklı süspansiyon geometrisi ayarı şansı tanıyabiliyor. Kısaca ayarlamada ki özgürlük daha fazla. Tabi bu da sürüşün her aşamasını daha kaliteli hale getirmek için alternatif ayar çeşitlerini arttırıyor. Üstelik fazla bağlantı olmasından dolayı ön düzende değiştirilecek herhangi bir parçanın, diğer hareketli parçaları etkileme ihtimali azaldığından ön düzen geometrisini bozma riski de azalıyor. Bunun yanında çift salıncaklı süspansiyonun montaj kolaylığı, daha ağır yük taşıma kapasitesi ( SUV araçlarda daha etkili ), tasarım kolaylığı, daha kolay tekerlek hizalanması ve süspansiyon geometrisinde daha kolay ince ayar gibi artıları vardır.

5 noktadan bağlantılı ön süspansiyonun yegane dezavantajları ise maliyet, kapladığı alandan kaynaklı hacim sorunu ve hareketli parçaların, birleşme noktalarının fazlalığından dolayı daha fazla yıpranma ihtimali.
 
Son düzenleme:

mete069

Asfalt Kurutucu
Katılım
4 Mar 2019
Mesajlar
72
Beğeni puanı
98
Puanları
560
Konum
Ankara
Marka
BMW
Bir de Audi'ye bakalım.. Süslü Volkswagen olmadığını anlamak pek zor değil.

Otomobillerde arka süspansiyon sistemini çok kez konuşmuşuzdur. Peki ön süspansiyon sistemi ? Çoğu kişi Audi'lerin ön düzeninde macpherson veya çift kollu süspansiyon kullanıldığını zanneder. Kısmen doğrudur. Ama bir sistem daha var ki çoğu kişi bilmez. 5 noktadan bağlantılı, multilink dediğimiz tam bağımsız bir ön süspansiyon sistemine de sahiptir. Audi'nin boylamasına motorlu versiyonlarında kullandığı bir ön süspansiyon sistemi bu. Çoğu kişi Audi A4'te çift salıncaklı bir ön süspansiyon var zanneder ama 5 noktadan bağlantılı tam bağımsız bir ön süspansiyona sahiptir.

Kısaca bahsetmek gerekirse Audi, ön düzende 3 farklı tip süspansiyon çeşidi kullanıyor. İlki kompakt dediğimiz Audi A1, A3, TT gibi modellerde yer alan macpherson, ikincisi full-size olarak geçen Q7, R8 gibi araçlardaki double wishbone ( çift salıncak ), üçüncüsü ise motoru boylamasına monte edilmiş tüm Audi versiyonlarında olan 5 bağlantılı bir ön süspansiyon çeşididir. Görseli ise tam olarak şu şekildedir;

Ekli dosyayı görüntüle 29266

Biraz da sistemin ayrıntılarından ve double wishbone yerine neden 5 bağlantılı bir ön süspansiyon kullanıldığından bahsedelim;

Süspansiyonun alt kısmında bir destek bağlantısı, bir kontrol kolu vardır. En tepede, yayların orada duran salıncakta ise iki kontrol kolu vardır. Rot kolu da beşinci bağlantıyı oluşturur. 5 noktadan bağlantılı ön süspansiyon yanal ve uzunlamasını kuvvetleri ayrı ayrı idare edebiliyor. Virajlarda gereken yüksek kararlılığa sahip sportif sürüşü sağlarken aynı zamanda konforu da etkilemeden kaliteli sürüş sağlıyor. Bu karmaşık ön süspansiyon yapısı, siz direksiyon manevrasını başlattığınızda veya hızlanma gibi itici güce başvurduğunuzda ve çukur, tümsek v.b darbelerden kaynaklı bozucu bir güçle karşılaştığınızda bu etkilerin hepsini bastırarak direksiyon geri bildiriminin minimum düzeyde etkilenmesine ve daha hassas direksiyon tepkilerine sahip olmanızı sağlıyor. Süspansiyonda ki bağlantılar ve mil yatakları alüminyumdan yapılmıştır. Bu da alt takımın hafifliğine katkıda bulunarak yönlendirmeyi daha hassas hale getirdiği gibi konforu arttırıyor, çarpışma sırasında da güvenliği yükseltiyor.

5 noktadan bağlantılı ön süspansiyonun kullanılabilmesi için ne gerekiyor ?

Öncelikle sistemi kullanılabilir hale getirebilmek için aracın boyutlarının belli bir büyüklükte olması gerekiyor. Kompakt ligin boyutları bu kurulum için yeterli değil. Dolayısıyla A4 ve daha yukarısı gibi üst segment araçlarda hacimsel büyüklük yeterli alan sağlıyor. Segmentten kaynaklı hacimsel büyüklük de tek başına bir kriter değil. Bu süspansiyon sistemi fazla yer kapladığı için enlemesine yerleştirilen motorlu modellerde maalesef kullanılamıyor. Ancak uzunlamasına motorlu versiyonlarda kullanılıyor.

Peki ön süspansiyonda double wishbone ( çift salıncak ) yerine 5 noktadan bağlantılı süspansiyon kullanımı neden tercih edilmiş olabilir ?

Öncelikli sebep süspansiyon geometrisi ayarı.. Çift salıncaklı süspansiyonlarda süspansiyon geometrisi ayarı daha kolaydır ama ayarların alternatifi kısıtlıdır. 5 noktadan bağlantılı süspansiyonda geometri ayarı için daha fazla esneklik şansınız vardır. Yani bir çok farklı süspansiyon geometrisi ayarı şansı tanıyabiliyor. Kısaca ayarlamada ki özgürlük daha fazla. Tabi bu da sürüşün her aşamasını daha kaliteli hale getirmek için alternatif ayar çeşitlerini arttırıyor. Üstelik fazla bağlantı olmasından dolayı ön düzende değiştirilecek herhangi bir parçanın, diğer hareketli parçaları etkileme ihtimali azaldığından ön düzen geometrisini bozma riski de azalıyor. Bunun yanında çift salıncaklı süspansiyonun montaj kolaylığı, daha ağır yük taşıma kapasitesi ( SUV araçlarda daha etkili ), tasarım kolaylığı, daha kolay tekerlek hizalanması ve süspansiyon geometrisinde daha kolay ince ayar gibi artıları vardır.

5 noktadan bağlantılı ön süspansiyonun yegane dezavantajları ise maliyet, kapladığı alandan kaynaklı hacim sorunu ve hareketli parçaların, birleşme noktalarının fazlalığından dolayı daha fazla yıpranma ihtimali.
Liftteki bir A8 i inceleme fırsatım olmuştu. O kadar çok bağlantı kolu olunca bir petrolhead olarak dikkatimi çekmişti haliyle hatatat Bu başlıkta da gözlerim arıyordu bahseden biri oldu sonunda.
 

Cenk

Galatasaray
Beta Programı
Katılım
8 Eyl 2016
Mesajlar
14,520
Beğeni puanı
39,422
Puanları
6,820
Konum
Zonguldak
Marka
Ford
Liftteki bir A8 i inceleme fırsatım olmuştu. O kadar çok bağlantı kolu olunca bir petrolhead olarak dikkatimi çekmişti haliyle hatatat Bu başlıkta da gözlerim arıyordu bahseden biri oldu sonunda.
Liftte ki araçların süspansiyon kurulumunu incelemeye ben de bayılırım :) Ülkemizde vw'den kaynaklı bir vag grubu kavgası mevcut malum. İş vw'den çıkıp Audi'ye de sıçradığı için hemen hemen çoğu kişi bu araçların altındaki teknolojiyi, altyapıyı inceleme ihtiyacı hissetmiyor. Şahsen Audi'leri viraj limiti - konfor dengesinden dolayı oldukça severim. O yüzden süslü vw algısının tersinde bir kaliteye sahip olduğunu ufaktan da olsa anlatmak adına geç de olsa bir şeyler yazmaya çalıştım denebilir.
 

berkayis

Berkay
Düz Yol Gazcısı
Katılım
28 Ağu 2020
Mesajlar
15
Beğeni puanı
61
Puanları
110
Konum
İzmir
Marka
Audi
Bir de Audi'ye bakalım.. Süslü Volkswagen olmadığını anlamak pek zor değil.

Otomobillerde arka süspansiyon sistemini çok kez konuşmuşuzdur. Peki ön süspansiyon sistemi ? Çoğu kişi Audi'lerin ön düzeninde macpherson veya çift kollu süspansiyon kullanıldığını zanneder. Kısmen doğrudur. Ama bir sistem daha var ki çoğu kişi bilmez. 5 noktadan bağlantılı, multilink dediğimiz tam bağımsız bir ön süspansiyon sistemine de sahiptir. Audi'nin boylamasına motorlu versiyonlarında kullandığı bir ön süspansiyon sistemi bu. Çoğu kişi Audi A4'te çift salıncaklı bir ön süspansiyon var zanneder ama 5 noktadan bağlantılı tam bağımsız bir ön süspansiyona sahiptir.

Kısaca bahsetmek gerekirse Audi, ön düzende 3 farklı tip süspansiyon çeşidi kullanıyor. İlki kompakt dediğimiz Audi A1, A3, TT gibi modellerde yer alan macpherson, ikincisi full-size olarak geçen Q7, R8 gibi araçlardaki double wishbone ( çift salıncak ), üçüncüsü ise motoru boylamasına monte edilmiş tüm Audi versiyonlarında olan 5 bağlantılı bir ön süspansiyon çeşididir. Görseli ise tam olarak şu şekildedir;

Ekli dosyayı görüntüle 29266

Biraz da sistemin ayrıntılarından ve double wishbone yerine neden 5 bağlantılı bir ön süspansiyon kullanıldığından bahsedelim;

Süspansiyonun alt kısmında bir destek bağlantısı, bir kontrol kolu vardır. En tepede, yayların orada duran salıncakta ise iki kontrol kolu vardır. Rot kolu da beşinci bağlantıyı oluşturur. 5 noktadan bağlantılı ön süspansiyon yanal ve uzunlamasını kuvvetleri ayrı ayrı idare edebiliyor. Virajlarda gereken yüksek kararlılığa sahip sportif sürüşü sağlarken aynı zamanda konforu da etkilemeden kaliteli sürüş sağlıyor. Bu karmaşık ön süspansiyon yapısı, siz direksiyon manevrasını başlattığınızda veya hızlanma gibi itici güce başvurduğunuzda ve çukur, tümsek v.b darbelerden kaynaklı bozucu bir güçle karşılaştığınızda bu etkilerin hepsini bastırarak direksiyon geri bildiriminin minimum düzeyde etkilenmesine ve daha hassas direksiyon tepkilerine sahip olmanızı sağlıyor. Süspansiyonda ki bağlantılar ve mil yatakları alüminyumdan yapılmıştır. Bu da alt takımın hafifliğine katkıda bulunarak yönlendirmeyi daha hassas hale getirdiği gibi konforu arttırıyor, çarpışma sırasında da güvenliği yükseltiyor.

5 noktadan bağlantılı ön süspansiyonun kullanılabilmesi için ne gerekiyor ?

Öncelikle sistemi kullanılabilir hale getirebilmek için aracın boyutlarının belli bir büyüklükte olması gerekiyor. Kompakt ligin boyutları bu kurulum için yeterli değil. Dolayısıyla A4 ve daha yukarısı gibi üst segment araçlarda hacimsel büyüklük yeterli alan sağlıyor. Segmentten kaynaklı hacimsel büyüklük de tek başına bir kriter değil. Bu süspansiyon sistemi fazla yer kapladığı için enlemesine yerleştirilen motorlu modellerde maalesef kullanılamıyor. Ancak uzunlamasına motorlu versiyonlarda kullanılıyor.

Peki ön süspansiyonda double wishbone ( çift salıncak ) yerine 5 noktadan bağlantılı süspansiyon kullanımı neden tercih edilmiş olabilir ?

Öncelikli sebep süspansiyon geometrisi ayarı.. Çift salıncaklı süspansiyonlarda süspansiyon geometrisi ayarı daha kolaydır ama ayarların alternatifi kısıtlıdır. 5 noktadan bağlantılı süspansiyonda geometri ayarı için daha fazla esneklik şansınız vardır. Yani bir çok farklı süspansiyon geometrisi ayarı şansı tanıyabiliyor. Kısaca ayarlamada ki özgürlük daha fazla. Tabi bu da sürüşün her aşamasını daha kaliteli hale getirmek için alternatif ayar çeşitlerini arttırıyor. Üstelik fazla bağlantı olmasından dolayı ön düzende değiştirilecek herhangi bir parçanın, diğer hareketli parçaları etkileme ihtimali azaldığından ön düzen geometrisini bozma riski de azalıyor. Bunun yanında çift salıncaklı süspansiyonun montaj kolaylığı, daha ağır yük taşıma kapasitesi ( SUV araçlarda daha etkili ), tasarım kolaylığı, daha kolay tekerlek hizalanması ve süspansiyon geometrisinde daha kolay ince ayar gibi artıları vardır.

5 noktadan bağlantılı ön süspansiyonun yegane dezavantajları ise maliyet, kapladığı alandan kaynaklı hacim sorunu ve hareketli parçaların, birleşme noktalarının fazlalığından dolayı daha fazla yıpranma ihtimali.

Birkaç fotoğraf ile ekleme yapmak istedim.

800-s5-sus-fr-oa-2-thumb-555x353.jpg

800-s5-sus-fr-top-and-2-pivot-2a-thumb-555x370.jpg
800-s5-sus-fr-dual-under-zoom-out-a-thumb-555x373.jpg


Double wishbone suspansiyonlara göre multilink kullanılarak tekerleğin dönme ekseni değiştiriliyor. Normalde double wishbone suspansiyonlarda tek olan bu bağlantılar multilinkte iki adet olduğunda tekerlek dönme ekseni sanal olarak bu kolların birleştiği noktaya uzatılmış oluyor. Bu dönme ekseni macpherson gibi suspansiyon sistemlerinde daha iç taraftadır.
Screen Shot 2020-09-16 at 12.51.23.png



Audi bu multilink sistem ile dönme eksenini daha dışa alabildiği için, daha dik bir açı kullanma imkanına sahip oluyor. Bu şekilde de aynen bahsettiğiniz gibi suspansiyondaki dikey yani çukur, yol bozukluğu gibi kuvvetler ile yatay yani dönüş kuvvetleri izole edilmiş oluyor. Scrub radius yani bu dönüş ekseninin yerle birleştiği nokta ile tekerleğin yere değdiği nokta arasındaki mesafe de kolaylıkla - değerlerde ayarlanabiliyor.
 

Sirius

Panpa
Katılım
18 Eyl 2016
Mesajlar
1,323
Beğeni puanı
6,142
Puanları
4,420
Marka
Alfa Romeo
Fransızlar süspansiyon konusuna zamanında epey kafa yormuş, özellikle Citroen hidropnömatik süspansiyonu ile tarihte önemli bir yere sahip ancak bugün bahsedeceğim süspansiyon daha şaşırtıcı bir araca ait Citroen 2CV. Sürüş esnasında köylünün sepetindeki yumurtaların kırılmaması hedefi ile yola çıkılan bu araç oldukça ince düşünülmüş bir süspansiyona sahip.
chassis01.jpg

Görsele bakınca -ee bunun gelişmişliği nerde diye düşünülebilir, detaylara giriyorum. 2CV önde ve arkada trailing arm düzeninde süspansiyona sahip, yani bir aksta sağ ve sol teker bağımsız olarak hareket edebiliyor ve aynı zamanda ön ve arka aksın birbiri ile iletişim kurduğu bir sistem kurulmuş.
suspensic3b3n-2cv-01.jpg

Şasinin sağ ve soluna birer silindir eklenmiş ve içerisinde ön ve arka için olmak üzere yatay şekilde 2 yay bulunuyor. Yoldaki darbelerde bu yaylar sıkışarak ve açılarak aracın yoldaki stabilitesini korumasını sağlıyor ve ayrıca yük altında, viraj esnasında kaster açısının artmasına yani aks mesafesinin artıp aracın yolda kapladığı alanı artırarak yol tutuşta bir artı sağlıyor. İlerleyen yıllarda güncelleme olarak silindir ve trailing arm arasına bir de amortisör eklenmiş.
fahrwerk_a.gif

Sonuç olarak bu basit, çok az yer kaplayan ancak bir o kadar da akıllıca bağımsız süspansiyon sistemi her ne kadar yumuşak olursa olsun, ne kadar yana yatarsa yatsın viraj esnasında aracın lastiklerinin her daim yere basmasını sağlıyor ve takla atmayı neredeyse imkansız hale getiriyor.
2cv-cornering.png

 
Üst