Isırgan Otu: Citroën C4 Cactus SHINE 1.6 E-HDI ETG6

Bir gün Fransızlar bir kez daha otomobili yeniden icat etmeye karar verir ve olanlar olur.

35
  • Motor1560 cc, 4 silindirli turbo dizel
  • Güç: 92 hp @ 3750 d/d
  • Tork: 230 Nm @ 1750 d/d
  • Şanzıman: 6-ileri, tek kavramalı otomatik
  • 0-100 km/s: 12,6 sn
  • Son hız: 180 km/s
  • Test tüketimi: Ortalama 5 litre/100 km
  • Ağırlık: 1055 kg
  • Bagaj hacmi: 358 litre
  • Fiyat: 84.250 TL

Hafiflik

– İşçilik ve malzeme
– Şanzıman

100 yıla yakın mazisi tam olarak bir başarı hikayesi olmayabilir ama Citroën’in otomotiv sektörüne katkıları tartışılamaz. İlk hidropnömatik süspansiyon, ilk disk fren, ilk önden çekişli otomobil…  André Citroën ve haleflerinin bazı buluşları yıllar içinde birer seri üretim standardı haline gelirken, bazılarıysa ani bir kıvılcım olarak kaldı.

2014’e geldiğimizdeyse Fransızlar, 2CV ile keşfettikleri minimalizmi yeniden yorumlamaya; aynı anda hem ulaşılabilir hem de yenilikçi bir otomobil tasarlamaya karar verdiler. Amaçları 20. yüzyılın getirdiği yüklerden arınarak hafif, kullanışlı ve neşeli bir şehirli yaratmaktı.

İzafiyetinden ötürü tasarım konusuna pek girmesek de, farklı renk seçeneklerine sahip “Airbump”larla kaplı Cactus’ün dışından söz etmemek olmaz. Bilhassa park yerlerinde, yandaki arabanın kapısının hunharca açılması sonucu oluşan vuruklar gibi ufak tefek darbeleri önleyen buluş, termoplastik polüretan adlı özel bir malzemeyle kaplı hava kapsüllerinden oluşuyor. Kapılarla beraber tamponlarda da kullanılan Airbump aynı zamanda “acaba geçer mi?” diye nefesinizi tutup “geçemedi” diye sonlanan trajik manevralarda da Cactus’u koruyor. Renk atmama özelliğinden ötürü, darbenin şiddeti çok yükselmedikçe diğer araca da hasar gelmiyor.

Airbump’lar haricinde yerden yüksek gövdesi, ayrık gündüz farları ve havada asılı duran C sütunuyla da farklılaşmak adına var gücüyle çabalayan Cactus, neticede ender rastlanan bir tür pandaya benziyor.

İç mekân

Dümdüz koltuklar, iki elin parmağını geçmeyen sayıda buton ve plastik yoğunluğu size bindiğiniz otomobilin sınıfını sorgulatıyor. Tek tıkla açılıp kapanamayan ön camlar ile arka kelebek camlar da, edindiğiniz o ilk intibayı düzeltmeye pek yardımcı olmuyor: Muhtemelen irice bir A sınıfının içindesiniz.

İhtiyacınız olan tüm işlevleri iki dijital ekrana sığdırma yol seçilmiş ve aslına bakarsanız bunu, aynı denemede bulunan çoğu otomobilden daha iyi beceriyor. Dijital kadran, Ariel yahut KTM gibi yol için yarış otomobili üreten markaların yerle bir makinelerindeki ekranlara benziyor; kaçla gittiğinizden başka pek bir şey göremiyorsunuz. Ortadaki ekransa klimadan navigasyona kadar her menüyü barındırıyor ve tüm bu hayati fonksiyonlara, makul ölçüde kolay ve süratle ulaşım sağlıyor. Evet, mekanik klima kumandalarıyla istediğiniz sıcaklığı daha hızlı ayarlayabilirdiniz ama bu otomobilin alabildiğine sade anlayışı içerisine bu merkezi ekran cuk oturuyor. Grafiklerin yer aldığı orta kısımda dokunmatik hassasiyeti iyi ama iki tarafta menülerin sıralandığı dikey düğmeler her zaman istediğinizi yapmıyor. İsteğe bağlı geri görüş kamerasıysa yüksek çözünürlüğüyle mesut ediyor.

Eşya gözlerinden ziyade bol miktarda eşya ‘oyuğunun’ yer aldığı Cactus’te gene de gözlüklük, far kumandaları altında bölme ve kolçak altında saklama alanı yer almıyor. Opsiyonel cam tavanın perdesi olmadığı için de, gerçekten sıcak havalarda içerisi gerçekten sıcak oluyor. Fıskiyeleri kollarla bütünleşik silecekler bir diğer ilginç detay.

Arkada B segmenti standartlarında diz ve baş mesafesi sunan Cactus’te limit 1.90. 358 litrelik bagajın hacmi ‘C’ sınıfına uzansa da, çıplak sac ve yontulmamış plastikle kaplı içindeki işçilik ‘A’. Buna karşın ses sitemi ve yalıtımı hiç fena olmayan otomobilde rüzgar yaklaşık 120 km/s’den itibaren kabinde duyulmaya başlıyor.

Konfor

Çoğunlukla yumuşak başlı bir izlenim veren Fransız’ın yaşattığı rahatsızlık, çukurların derinliğiyle doğru orantılı olarak artıyor. Evet, her arabada bunun olmasını beklersiniz ama 1100 kg’nun biraz üstünde ağırlığıyla bu otomobilin daha vurdumduymaz olmasını bekliyorsunuz. 17” GoodYear EfficientGrip’ler üstünde ilerleyen C4 Cactus’ün altyapısında, aslında C4’ten çok C3 var ve hemen her konuda olduğu gibi bu sürüş konforunda da kendini belli ediyor.

Motor

PSA grubunun dizellerini seviyoruz ve yıllar süren geliştirme çalışmaları sonucunda ulaştıkları seviyeyi takdir ediyoruz. Ancak Cactus bu gelişimden biraz mahrum kalmış gibi.

e-HDI’ın 92 beygirlik türevi, düşük süratlerde çıkardığı seslerle sizi mütemadiyen radyoya yöneltiyor. Hafif gövdeye rağmen çekişiyle sürücüyü etkilemeyen makinenin en büyük avantajı şüphesiz düşük tüketimi: Daha durmadan motoru kapatmaya hevesli start-stop’un da katkısıyla genelde 5 litre civarında yakan Cactus’ün 2800 km’lik trafiği bol ortalaması 6.2’ydi.

Şanzıman

Teknolojinin ulaştığı şu noktada artık hiçbir çeşidini tasvip etmesek de, markaların en ulaşılabilir modellerine maddi kaygılar sebebiyle halen otomatikleştirilmiş manuel şanzıman koymasını anlayışla karşılıyoruz. Ne var ki C4 Cactus, ulaşılabilir olmaktan uzakta.

Markanın daha evvel aynı şanzımana sahip C1 modelini kullandığımızda, Citroën’in senelerce direttiği bu vites kutusunu artık kabul edilebilir bir düzeye getirdiğini söylemiştik. Gerçekten de ETG6, sadece boyun sakatlayan öncülerinden değil, rakiplerine ait muadillerinden de daha iyi çalışıyor.

Gel gelelim altın semerin bir eşeği hızlandırmadığı gibi, yapılan iyileştirmeler de bu şanzımanı otomobilin fiyat seviyesine ulaştırmıyor. Vites geçişleri halen bir tork konvertörlü ya da çift kavramayla karşılaştırılamayacak kadar ağır ve yokuşlarda, hele bunu geri geri yapmaya niyetlenirseniz, halen çok zorlanıyor ve bir süre sonra balata kokuları etrafı sarıyor. En azından yokuş kalkış sistemi iyi çalışıyor ve geriye kaydırmadan, ustaca uygulanan yarı kavrama sayesinde otomobili titreşimsiz yerinden kaldırabiliyor.

Yol tutuş

Hafifliğin Cactus’e belki de en büyük katkısı onu oradan oraya savurmaya yeltendiğinizde belli ediyor: Yerden yüksekliğini hissettirmeden bir süpermini çevikliğiyle yön değiştiren otomobilin sürati arttıkça gövde salınımları da artıyor. Ancak kontağı ilk çevirdiğiniz andan itibaren şehrin ara sokaklarına ait olduğunu hissettiren Cactus’ü sınamanız gereken yollar da gene bunları birbirine bağlayan dar virajlar. ESP kapatma düğmesi her ne kadar hemen elinizin altında konumlandırılmışsa da tek yaptığı sistemi 50 km/s’ye kadar devreden çıkarmak; sonrasında her seferinde zombi gibi hortluyor.

Yazı: And Mehmet ÇETİN

35 YORUMLAR

  1. Yazılı testlerin gelmesi iyi bişey çünkü And ın kalemini seviyorum. Ama videosuz olmasi tabiki kötü bişey.

  2. Tamam test yazıları seviyoruz ama abartmamak lazım. Örneğin videosuz teste sahip olan araçları veren firmaların “yahu zahmet edip bir video bile çekmemişler, neden araç verelim ki” diye düşünmeleri işten bile değil.

  3. Snapchatte arabada SK ve BA vardı Buğra ekipten ayrıldığı için video gelmemiş olabilir, anlayış göstermek lazım.

  4. Yazı güzel ama fotoğraf çekimleri hiç özenli değil. Çamurlu ayaklarla binilen yerlerin fotoğrafını da koymayın bence. Görmesek daha iyi. Bi yıkamacıyla falan anlaşın da çekimlerden önce yıkatın bence arabaları. Dergiye de böyle basmayacağınızı umuyorum.

  5. Biraz abartmadınız mı şu video koymama olayını . Hardiskiniz mi uçtu Cloud hesabınızı mı uçurdular naptılar ?

  6. Otopark takipçisinin okuma yazması yokmuş bunu öğrenmiş olduk 🙂 Otomotiv yayınları arasından kaç tanesi video çekiyor ki testin videosu yok diye firma trip atsın ? Araba gelmiş zaten piyasaya çıktıktan 2 yıl sonra , gerek yok.

    • Durumu güzel özetlemişsin,teşekkürler. Hiçbir testi olmamasından yazılı testi olması sizce de daha iyi değilmi? O aracı almayı düşünen kişiler için tüm bilgiler yazılarımızda mevcut.

      • hevesleniyosun bağlıyosun bilgisayarı tv’ye, tıklıyosun resme… ana video yok. yazı da güzel ama videoda yaşatıyosunuz arabayı insana o güzel

  7. manuel vites olsa ve fiyatı 40 bin civarı olsa (acımasız bir fiyat teklifi fakat daha fazlasını haketmiyor) kesinlikle almayı düşüneceğim otomobillerden olur.

  8. Yazılı testleri okurken adeta videoyu izliyormuş gibiyim. Vİdeoyu kafamda çekiyorum diyebilirim 😀 Gyaet başarılı hem bu hem civic. Tesekkurler şu sıralar test yazılarının varlığı güzellik kattı..

  9. Çektigi videolarla kendine has mizahını sevdirmiş olan otoparkın çıtayı bu kadar yükseltmişken arka arkaya videosuz 2 test yayınlaması beni hayal kırıklıgına ugrattı.Sebep her ne olursa olsun kaliteyi bozmamak adına testleri video olmadıgı için yayınlamamak bence daha yerinde olurdu.Umarım eleştirileri dikkate alırsınız saygılar….

  10. yine video yok !!! abicim 5 dk koyun ama koyun And yoksa sinan çeksin o yoksa doğan kabak var!!! volkan a bile razıyım yaw 😀 Bmw testi de böle gelirse kapatın gidin beyler… Ama sonra geri gelin 😀

  11. Bu araba iyi olsa ne olur olmasa ne olur kim alıyor kim alır memlekette kaç tane var,kaç adam merak ediyor,videosu olsa ne olur olmasa ne olur.Çok saçma arabalar test ediyorsunuz etmeyin demiyorum edin ama astra çıkalı bir sene olacak hala testi gelmedi,siz eğer gerçekten ciddi adamlarla iş yapıp para kazanmak kurumsallaşmak istiyorsanız gündemi takip etmeniz lazım,yoksa iyi bir amatör yerine dandik kurumsal bir site olursunuz,yüzü süslü makyajlı altında pantol yok,deli derler adama,bu konuya hiç önem vermiyorsunuz,testler düzensiz zamansız,yıllardır bir söylenme bir bahane yeter artık kurumsallaşıyor musunuz ne yapıyorsanız yapın bir düzen gelsin artık otopark’a,O kadar merak edilen Talisman testini bile ansızın yüklediniz bence iyi bir strateji yapsanız çok daha ilgi görürdünüz.İyi işler yapıyorsunuz ama pazarlamayı bilmiyorsunuz bence,her arabanın testi en son burda yapılıyor çok büyük bir payı kaçıyorsunuz pastadan sırf bu düzensizlik ve zamansızlık yüzünden.Artık insan bir yerde umudunu kesecek otopark’tan “uğraştılar çok uğraştılar ama beceremediler,neyse boşver” diyecek bir çok insan en başta da ben.Herşeyi çok anlatıyorsunuz imkansızlıklarını insanlar ne şartlarda neler başarıyor tabi ki bunu herkes başaracak diye bir şey yok ama bu gidişle siz kaybedenler kulubünde olacaksınız.Bu sadece bir yorum eleştiri değil bir sitemdir,ilgililere duyurulur.

  12. Dışarıdan çok çirkindi, içi daha da çirkinmiş. Bu arabaya dünyanın parasını verip alanlar var, yazık. Airbump arabayı çok çirkin gösteriyor, o olup koruyacağına olmasın da araba çizikli vuruklu olsun daha iyi 😀

  13. 84.250 TL çok fazla bu araç için. Türkiyedeki bu fiyatlara nolucak böyle her araba gereğinden 1.5-3 kat pahalı. 2013 ten önceki otomobil fiyatlarını özledim.

  14. E46 320d, E60 520d sıfır fiyatları ne kadardı zamanında? E60 5 serisi 100 binden başlıyordu 2005 yıllarında öyle hatırlıyorum.

  15. Otoparkın son 1 1.5 aydır giderek sıradan test mecralarına döndüğünü düşünen sadece benmiyim acaba(mx5 hariç) eski muhabbetler yok gibi artık.Hergün siteye girip kontrol ederdik eskiden video gelmiş mi diye .

  16. Böylesine nadide özel iki aracın videosu olmaması beni derin üzüntüye sokmuştur. Mühteşem bir haftasonunda büyük hayel kırıklığı yaşadım. İnsanlar artık sırtına yaslanıp Led smart tv de Otopark testi izlemeye alıştı.. En kötü pov videosu yapsanız oda olurdu.

  17. Peugeot 2008 ile aynı platforma sahip,2008 in zombi hali gibi.Ama 2008 in düşük olan malzeme kalitesinden daha da düşük gibi.O paraya sırf farklı görünmek,makyaj malzemesine aşırı bütçe ayıran bayanlar gibi.

  18. C4 Cactus SUV mu? MPV mi? Belli değil. Tıpkı Skoda Yeti gibi. C4 Cactus Citroen’in tutulmayan modeli. C4 Cactus 2.eli ve piyasası olmayan model. C4 Cactus’un önce ülkemiz piyasasında kendini ispatlaması ve kanıtlaması gerekiyor

  19. Adı C4 Cactus yerine C3 Cactus olaymış daha doğru olacakmış. C4 Cactus B segmenti Crossover mı yoksa C segmenti Crossover mı? 150-200 bin TL’lik Mercedes’ten daha çok dikkat çektiği kesin fakat tasarım konusunda çok zayıf. Kullanıcılar ancak Cactus’u dış tasarımı yüzünden tercih edebilir. Şahsen Cactus’un dış tasarımını ben hiç beğenmedim

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın!
İsminizi giriniz