Haberler

DB11’in Aeroblade Kanatı Neden Özel?




Aston Martin, uluslararası turnuvalar için ürettiği GT araçları ile “yarışçı” genlerini bütün dünyaya kanıtlıyor. Fakat Aston Martin’in en önemli GT araçları; pistlerde yarışanlar değil, İngiltere’nin taşra yollarında konfor ve asaletini kaybetmeden ilerleyen “Grand Tourer’lar.”

Bu nedenle Aston Martin’in yol araçlarında performans olduğu kadar, dış görünüş ve konfor gibi unsurlar da öne çıkıyor. Tasarımıyla göz kamaştıran DB11 için de aynı fikirlerle yola çıkan Aston Martin mühendisleri “tasarım mühendisliği yönlendirir” sloganını kullanmaktan da çekinmiyorlar.

Okuyucularımız arasında bir başka İngiliz firması Mclaren’in, Aston Martin’in aksine “mühendislik tasarımı yönlendirir” sloganı ile ürettiği Mclaren P1‘in hayranları bu görüşe katılmayabilirler. Sizce hangi firmanın yaklaşımı daha doğru? Yorumunuzu paylaşmayı unutmayın!

Ben hangi firmanın yaklaşımı daha doğru karar veremesem de bu sloganın DB11 üzerinde en çok dikkat çeken belirtisi şüphesiz “Aeroblade” adını verdikleri arka kanat tasarımında görülüyor.

Araç ilerlerken C sütunundaki hava boşluklarından giren hava bagaj kapağındaki dikey boşluktan dışarı çıkıyor. Bu tasarım ile geleneksel kanat tasarımını aracın içine entegre etmeyi başaran Aston Martin mühendisleri, arkaya bir kanat koyarak DB serisinin senelerdir değişmeyen çizgisini bozmaya gerek kalmadan aracın yüksek hızlarda dengesini arttırmayı başarmış. Aynı zamanda araç belli bir hız aralığında ilerlerken veya frenlerken hava çıkış boşluğundan dışarı yükselen parça, aracın hava direncini daha da arttırarak gereken yol tutuşunu sağlamaya yardımcı oluyor.

600 beygirin üzerinde güç üreten V12 motorun DB11’i 3,9 saniyede 100km/h hıza ulaştırdığını da hesaba katınca DB11’in bu denli gelişmiş bir aerodinamik tasarıma neden ihtiyaç duyduğu anlaşılıyor.

Yayınladıkları videoda Aeroblade’in tasarımın güzelliğini bozmadan işlevselliğini koruduğunu belirten Aston Martin yetkililerine, Aeroblade’in geleneksel “lip” kanatlara karşı performans avantajı olup olmadığı sorulduğunda cevap alınamadığı da yabancı kaynaklarda paylaşılan bilgiler arasında.

Sizin DB11’in tasarımı hakkında düşünceleriniz neler? Sizce küçük bir kanat koymak yerine bunca çabaya girmeye gerek var mıydı? Yorumunuzu belirtmeyi unutmayın!

Etiketler

Arda Celik

Çanakkaleliyim, İstanbulda yaşıyorum. Otomobil sevdam nerde ne zaman başlamış bilmesem de kendimi bildim bileli otomobillere aşığım. Alfa Romeo, Porsche ve Volvo en sevdiğim firmalar. WEC yarışlarını takip ediyorum. Otopark.com'u uzun süre takip ettikten sonra bir yardım eli de ben uzatayım diyerek giriştiğim bu macerada, umarım beraber güzel işlere imza atacağız.

İlgili Makaleler

2 Yorum

  1. Bence konu otomobil olduğunda herkesçe kabul edilen doğruların haricinde kalan konularda genelleme yapmamak gerekir. Ayriyeten bu denli öznel bir konuda genelleme yapmak insanın kendiyle çelișen cevaplar vermesine sebebiyet verir. Çünkü Aston Martin kanatsız güzelken McLaren kanadıyla güzel. Bir otomobilde kanat olmalı mıdır diye sorulduğunda haliyle verilecek cevap 404'tür. Kanatsız tasarım Aston Martin gibi bir markanın ağırlığına, asaletine, sade ama bir o kadar da sofistike karakterine son derece yakıșan bir detay olmuș. Bence de bir Aston Martin kanatsız olmalı. Ama aynı şeyi McLaren için veya Ferrari için söyleyemem. Bir LaFerrari'nin veya bir P1'in en güzel detayı bana göre aktif kanatları. Bir otomobil tutkunu için her marka ve her model ayrı bir tattır. Tuzlu baklavanın güzel olmayacağı gibi șekerli pirzola da güzel olmaz. Tersi durum kararında olursa pirzola da baklava da güzel olacaktır. Aynı şekilde tasarımın temel alınması veya mühendisliğin temel alınması da bana göre seçimdir. Hypercar üretmek ve rekorlar kırmak isterseniz mühendisliği temel alırsınız. Onun yerine elit kitleye hitap eden ince zevklere yönelik özel bir süperspor yapacaksanız da tasarımı temel alırsınız. Aslında benim için önemli olan neyin temel alındığı değil. Proje bittiğinde ortaya tasarım ve mühendisliğin dansı çıkacaksa her şey güzel, ama ortaya kavganın arabada vücut bulmuş hali çıkacaksa işte o zaman o araba olmamıştır. O nedenle bir modelde öncelik neyse o temel alınmalı. Çünkü ihtiyaca göre ya tasarımcı asıl söz sahibi olacak ya da mühendis.

  2. Son paragrafa benim için hangisinin temel alındığı önemli değil diye başlamışım sonunu hangisi temel alınmalının cevabını vererek getirmişim 😀 Araya eklenmesi gereken cümle şu: Eğer ortaya mühendisliğiyle ve tasarımıyla, karakter sahibi ve bu karakteri yansıtıp yaşatan bir makine çıkacaksa ve bunu benim kurduğum mantığa ters temeller üstünde inşa edeceklerse nasıl yaptıklarının benim için önemi yok. Bazen tasarımcı ilham verir bazen mühendis. Istisnalar kaideyi bozmasa bile işi kalıba sokmak yerine farklı düşünebilecek, risk almak isteyen yürekli insanların önünü açmak gerekir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı