Evvela Samimiyet.

alfhonso

Hakan BIÇAK
İnfazcı
Yönetici
Admin
Katılım
9 Eyl 2016
Mesajlar
21,543
Beğeni puanı
58,207
Yaş
30
Konum
Denizli
Marka
Opel
  • Konuyu başlatan
  • AdminCP
  • #1
Linkedin'de gördüğüm ve hoşuma giden bu yazıyı sizlerle de paylaşmak istedim. Kimbilir belki de İlginizi çeker.

@berkertekin abimizin yorumlarını ayrıca bekliyorum :)

Evvela Samimiyet.

Bu yazı öyle bilimsel & akademik ve uzun bir makale değil. 4-5 paragrafta iş hayatındaki samimiyetle ve ekip yönetimi ilişkisine dair son yıllardaki bazı tespitlerimi paylaşmak istedim sadece. Kurumsal hayatın yollarında ilerliyorsak biraz daha fazla düşünmek ve bilhassa samimiyet konusunu gerçekten içselleştirmek lazım.

Samimiyet, iş hayatında bilhassa ekiplerin yönetiminde insanlardaki potansiyeli ortaya çıkarmak için çok önemli. Neden bunu söylüyorum çünkü hem çalışma fırsat bulduğum hem de çevremdeki 87-88 sonrası jenerasyonda inanılmaz bir yaratıcılık ve fikir üretme potansiyeli görüyorum. Ama bu potansiyelin açığa çıkarılması için yeni neslin düşünce yapısını çok iyi anlamamız lazım ki bunun temelinde de samimiyetin yattığına inanıyorum. Yeni nesle eskisi gibi müdürcülük yapmaya çalışmak tatlı su akvaryumuna deniz balığı koymak gibi.

Samimiyetin kurulduğu yerde güven ilişkisi devreye girdiği için kimse müdürcülük oynamak zorunda kalmaz. Bu konu kritik çünkü yeni jenerasyona kurumsal hayatın demirbaşlarından "hiyerarşi" silahı ile iş yaptırmak imkansız diyebilirim. Mesela yapılması gereken önemli bir proje var. Eski tarz ile takımındaki birine “Şu projeyi al hemen yap bana getir” dediğinde duvara toslama ihtimalin çok fazla. İlk cevapları şu oluyor genelde: "İyi de abi bunu bana yaptırdığında neye değer katacağım?" Bence bu soru harika. Tabiki sorsun & sorgulasin bunda hiçbir sıkıntı yok. Ama 40-45'li yaşlarına yaklaşan nesil bu soruya cevap verebilecek şekilde kendini adapte etti mi bu daha önemli bir soru.

Artık kimse sadece müdürü ona ne yapacağını söylediği için iş yapmıyor. Bunu söylerken günlük operasyonel işleri kastetmiyorum çünkü herkes maaşını hak etmek için zaten görev tanımındaki işleri yapmak zorunda. Günlük operasyon içinde bazı işleri sorgusuz sualsiz yapabilmeli bu tamamen ayrı konu. Müdür ve çalışan ilişkisindeki samimiyetin öneminin ortaya çıktığı nokta biraz daha projeler ve insanların ek olarak kafa yorması yani değer katmasını beklediğimiz konular diyebilirim.

Samimiyet çok geniş bir kavram aslında ama ben bu yazıda sadece çalışma arkadaşlarımıza yaklaşım şeklimizdeki samimiyetten bahsetmek istedim. Aslında basit. İnsanlara müdürleri gibi değil de onların şirkete & hayata değer katan bireyler olduğunu hissettiren biri gibi yaklaşmayı denediğinizde sonuçlar muhteşem olabiliyor. İnsanları yapacakları işin aslında hangi daha büyük amaca hizmet edeceğini samimi şekilde anlattığımda daha fazla motive edebildiğimi görüyorum. Yani samimi şekilde çalıştığınız insanları önce değerli hissettirmekten bahsediyorum. Yeni nesilde gördüğüm, yaptıkları işe değer kattıkça kendilerini de daha değerli hissettikleri.

Genel olarak isyankar gencimize onun saatlerini alacak bir proje talebinizin aslında şirketin belki de 2-3 yıllık planlarında ne kadar etkili olabileceğini gösterebilirseniz yeni nesil bir anda sahipleniyor verdiğiniz işleri. Hatta sizin vermenize gerek kalmıyor ve kendisi operasyonel işinin dışında ek proje önerileri getirmeye başlıyor. Bunun tersine katacağı değeri göremediği zaman ve hatta daha büyük bir amaca yardımcı olduğuna inanmadığı zaman tamamen geriye çekilebiliyor. Bunu yaparken kendi kariyerini baltalıyor gibi görebilirsiniz ama adamın çok da umrunda değil. Giderim başka yerde çalışırım yeter ki değer kattığımı hissedeyim kafasindalar bence.

Bu yeni düşünce & davranış tarzını anlamazsak ve adapte olmazsak hem takım olarak iş sonucu çıkaramayız hem de insanların yeni fikir üretmesini engelleyen ortamlar yaratan yöneticiler oluruz yakın gelecekte. Bu tarza adapte olmanın en basit yolu samimiyet. Ama samimiyeti kurmak ve gerçekten samimiyim demek çok zor. Samimiyeti “mış gibi” değil de gerçekten benimseyerek kurabilenler ancak bu kuşağı anlayan ve yönlendirebilen yöneticiler olacak. Bence samimiyeti içselleştirmenin bir formulü çünkü çok kişisel bir konu. (Dogan Cüceloğlu'nun "Mış gibi yaşamlar" kitabını okumanızı tavsiye ederim)

Şunu da söylemeden edemedim. Bu konudaki en büyük risk samimiyetin kıymetini bilmeyen ve müdürüyle samimi olduğunda "amaaann iş yapmasam da olur” diyebilen kişiler. Durumsal liderliği anlamış iyi bir yöneticinin bu kişileri de hızlıca tespit edip ya hiyerarşi uygulaması ya da yanından uzaklaştırabilmesi lazım.

Murat Koç

Yazının Linki
 

Cenk

Galatasaray
Beta Programı
Katılım
8 Eyl 2016
Mesajlar
13,836
Beğeni puanı
37,472
Konum
Zonguldak
Marka
Ford
Çok güzel ve yararlı bir konu hem yazanın eline sağlık hem de paylaştığın için senin eline sağlık hocam.
İşletmelerde yönetim felsefesi, insan kaynakları felsefesi ve yönetim bilimiyle uğraşmış, emek vermiş bir çok düşünür ve bilimci, çalışanların performansını artırmaya yönelik, çalışanların kendisini değerli hissetmesi ve görevine-kurumuna karşı aidiyet hissine sahip olabilmesi açısından ' samimiyet ' mevzusuna çok fazla yönelmişlerdir. Yazıyı yazan Murat Bey bence güzel ve yerinde bir tespitte bulunmuş.
Hangi iş olursa olsun, hayatın her alanında bir insandan verim almak istiyorsanız önce ona değerli olduğunu, işe yaradığını hissettirmeniz gerekiyor. Bu düşünceye her daim katılmışımdır. Paylaşım için tekrar teşekkürler @alfhonso
 

alfhonso

Hakan BIÇAK
İnfazcı
Yönetici
Admin
Katılım
9 Eyl 2016
Mesajlar
21,543
Beğeni puanı
58,207
Yaş
30
Konum
Denizli
Marka
Opel
  • Konuyu başlatan
  • AdminCP
  • #3
Çok güzel ve yararlı bir konu hem yazanın eline sağlık hem de paylaştığın için senin eline sağlık hocam.
İşletmelerde yönetim felsefesi, insan kaynakları felsefesi ve yönetim bilimiyle uğraşmış, emek vermiş bir çok düşünür ve bilimci, çalışanların performansını artırmaya yönelik, çalışanların kendisini değerli hissetmesi ve görevine-kurumuna karşı aidiyet hissine sahip olabilmesi açısından ' samimiyet ' mevzusuna çok fazla yönelmişlerdir. Yazıyı yazan Murat Bey bence güzel ve yerinde bir tespitte bulunmuş.
Hangi iş olursa olsun, hayatın her alanında bir insandan verim almak istiyorsanız önce ona değerli olduğunu, işe yaradığını hissettirmeniz gerekiyor. Bu düşünceye her daim katılmışımdır. Paylaşım için tekrar teşekkürler @alfhonso
Kesinlikle abi. İnsan kaynakları biriminin en önemli görevi bence bu ama her işletmede özen gösterilmiyor maalesef. Yeni nesilin aman banane! söylemi ise en büyük sıkıntı. İstifamı verir gider başka iş bulurum, ya da başka eleman bulurum felsefesiyle olmuyor. Yürümüyor. Yeni çalışma arkadaşlarıyla da aynı sıkıntılar yaşanıyor. Üstelik iş verimi olmuyor, yeni fikirler oluşmadıkça ilerleme olmuyor...

Ben teşekkür ederim ...
 

Cenk

Galatasaray
Beta Programı
Katılım
8 Eyl 2016
Mesajlar
13,836
Beğeni puanı
37,472
Konum
Zonguldak
Marka
Ford
Kesinlikle abi. İnsan kaynakları biriminin en önemli görevi bence bu ama her işletmede özen gösterilmiyor maalesef. Yeni nesilin aman banane! söylemi ise en büyük sıkıntı. İstifamı verir gider başka iş bulurum, ya da başka eleman bulurum felsefesiyle olmuyor. Yürümüyor. Yeni çalışma arkadaşlarıyla da aynı sıkıntılar yaşanıyor. Üstelik iş verimi olmuyor, yeni fikirler oluşmadıkça ilerleme olmuyor...

Ben teşekkür ederim ...
Maalesef eğitim ve öğretim sistemimiz ezberci düzen üzerinden devam ettiği için değer katan, değer yaratan ve sorgulayan genç insanlar, bu neslin içinde azınlık kalıyor. Kurumlar ve kuruluşlar kendilerine milyonlarca işsiz ve genç nesil içinden çalışan seçerken mecburen kalifiye ve tecrübeli eleman bulma arayışına giriyor. Çünkü çeşitlilik çok, eleminasyon fazla. Aradan sıyrılabilmek için kendini gerçekten hem ahlaki hem de donanımsal olarak geliştirmiş olmak gerekiyor.
Bir kaç tane parmakla gösterilen kurum haricinde ' görevini yap yeter ' zihniyeti hala aşılabilmiş değil. İnşaallah bu düzen yavaş yavaş kırılmaya başlar da maaş için çalışandan ziyade, zevk alarak üretmek için çalışan seviyesine geçiş yapılır.
 

Gulay

Panpa
Katılım
20 Eki 2016
Mesajlar
138
Beğeni puanı
576
Konum
İstanbul
Genç nesli ile çalışmayı kolaylaştıracak en temel şeyi yazmış. Çok da doğru. Yalnız eklenmesi gereken samimiyetin dozajı sanırım. Kendi adıma şunu söyleyebilirim 87 doğumluyum ve mesleğim gereği (inşaat) abi dediğim insanlarla çalışıyorum. Birçoğuyla samimiyetimiz tam yerinde; öğlen 1de gelip gece 11 e kadar dükkanda tasarım ve çizim yapıyoruz geç saate kaldıkları için hanımlarını hatta bazen çoluk çocuk ailecek geliyorlar.. onlar evlerine gittiğinde benim işim orda bitmiyor. Sabah 7lere kadar çok çizim yaptığımı bilirim yorgun günlerin devamında.. mesleğimi ve müşterilerimi sevmesem benim mesaim günde 8 saat der çıkarım.
Bazıları da var ki samimiyet adı altında her hafta arşivimdeki 3D çizimlerden 2-3 tane birilerine göndermemi istiyorlar.. ben o çizimleri hazırlarken gözlerimden olmuşum fakat 'ne de olsa arşiv' diyerek bi karşılık verme gereği görmüyorlar.
Yazıyı yanlış anlamadıysam genç nesille çalışma yı düşünerek yazmış yazıyı yazan kişi. Malum çoğu işyeri yeni çalışan alırke yılları barındıran deneyim bekliyor. Bu açıdan tam yerinde bir yazı olmuş. Paylaşım için teşekkürler
bir de merak ettim murat koç kim? Ben linkedin profiline giremedim, kendi hesabımın şifresini de bulmaya üşendim açıkçası :)
 

alfhonso

Hakan BIÇAK
İnfazcı
Yönetici
Admin
Katılım
9 Eyl 2016
Mesajlar
21,543
Beğeni puanı
58,207
Yaş
30
Konum
Denizli
Marka
Opel
  • Konuyu başlatan
  • AdminCP
  • #6
Genç nesli ile çalışmayı kolaylaştıracak en temel şeyi yazmış. Çok da doğru. Yalnız eklenmesi gereken samimiyetin dozajı sanırım. Kendi adıma şunu söyleyebilirim 87 doğumluyum ve mesleğim gereği (inşaat) abi dediğim insanlarla çalışıyorum. Birçoğuyla samimiyetimiz tam yerinde; öğlen 1de gelip gece 11 e kadar dükkanda tasarım ve çizim yapıyoruz geç saate kaldıkları için hanımlarını hatta bazen çoluk çocuk ailecek geliyorlar.. onlar evlerine gittiğinde benim işim orda bitmiyor. Sabah 7lere kadar çok çizim yaptığımı bilirim yorgun günlerin devamında.. mesleğimi ve müşterilerimi sevmesem benim mesaim günde 8 saat der çıkarım.
Bazıları da var ki samimiyet adı altında her hafta arşivimdeki 3D çizimlerden 2-3 tane birilerine göndermemi istiyorlar.. ben o çizimleri hazırlarken gözlerimden olmuşum fakat 'ne de olsa arşiv' diyerek bi karşılık verme gereği görmüyorlar.
Yazıyı yanlış anlamadıysam genç nesille çalışma yı düşünerek yazmış yazıyı yazan kişi. Malum çoğu işyeri yeni çalışan alırke yılları barındıran deneyim bekliyor. Bu açıdan tam yerinde bir yazı olmuş. Paylaşım için teşekkürler
bir de merak ettim murat koç kim? Ben linkedin profiline giremedim, kendi hesabımın şifresini de bulmaya üşendim açıkçası :)
Valla ben de bilmiyorum organizatörlük zamanından kalma oldukça karışık bi linkedln hesabım var anasayfama düştü öyle gördüm :)

Erkek egemenliğinin üstün olduğu bi ortamda bi kadın olarak çalışmanın zorlukları tez konusu bile olabilir. Maden mühendisliği eğitimi aldım malum stajlarımı yaptığım kurumlarda falan ciddi sıkıntı yaşayan kadın arkadaşlarım vardı. Çizimlerinize yani Emeğe saygı noktasına gelince ise o kısımda ülke olarak eksiğiz. Sizin de belirttiğiniz ve yazının son paragrafta da yer aldığı gibi dozaj gerçekten önemli.
 

DuzboruDownpipe

Reis
Stage 1
Beta Programı
Katılım
9 Eyl 2016
Mesajlar
6,639
Beğeni puanı
14,800
Konum
Kocaeli
Marka
Volkswagen
Genç nesli ile çalışmayı kolaylaştıracak en temel şeyi yazmış. Çok da doğru. Yalnız eklenmesi gereken samimiyetin dozajı sanırım. Kendi adıma şunu söyleyebilirim 87 doğumluyum ve mesleğim gereği (inşaat) abi dediğim insanlarla çalışıyorum. Birçoğuyla samimiyetimiz tam yerinde; öğlen 1de gelip gece 11 e kadar dükkanda tasarım ve çizim yapıyoruz geç saate kaldıkları için hanımlarını hatta bazen çoluk çocuk ailecek geliyorlar.. onlar evlerine gittiğinde benim işim orda bitmiyor. Sabah 7lere kadar çok çizim yaptığımı bilirim yorgun günlerin devamında.. mesleğimi ve müşterilerimi sevmesem benim mesaim günde 8 saat der çıkarım.
Bazıları da var ki samimiyet adı altında her hafta arşivimdeki 3D çizimlerden 2-3 tane birilerine göndermemi istiyorlar.. ben o çizimleri hazırlarken gözlerimden olmuşum fakat 'ne de olsa arşiv' diyerek bi karşılık verme gereği görmüyorlar.
Yazıyı yanlış anlamadıysam genç nesille çalışma yı düşünerek yazmış yazıyı yazan kişi. Malum çoğu işyeri yeni çalışan alırke yılları barındıran deneyim bekliyor. Bu açıdan tam yerinde bir yazı olmuş. Paylaşım için teşekkürler
bir de merak ettim murat koç kim? Ben linkedin profiline giremedim, kendi hesabımın şifresini de bulmaya üşendim açıkçası :)
Murat Koç Sinan Koç'un abisi :)


Tapatalk kullanılarak Tapatalk aracılığıyla gönderildi
 

defender

Profesör
Katılım
29 Ara 2016
Mesajlar
383
Beğeni puanı
840
Konum
Artvin/Arhavi
Muhteşem bi yazı aklıma iflas eden bi fabrikayı işçiler açıp yönetici müdür vs olmadan üretim yapmışlardı ve işi çok büyütmüşler bu hikaye aklima geldi. Samimiyet ve güvenin oluşması çok önemli, saçma hiyerarşinin içinde ezilmekten ve stresli yaşamdan kurtulmak varken zor ve samimi olamayan yoldan ilerlemeyelim ... tekrardan böyle bir yazıyı paylaştığınız icin teşekkürler.

GT-I9500 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 

alfhonso

Hakan BIÇAK
İnfazcı
Yönetici
Admin
Katılım
9 Eyl 2016
Mesajlar
21,543
Beğeni puanı
58,207
Yaş
30
Konum
Denizli
Marka
Opel
  • Konuyu başlatan
  • AdminCP
  • #13
Muhteşem bi yazı aklıma iflas eden bi fabrikayı işçiler açıp yönetici müdür vs olmadan üretim yapmışlardı ve işi çok büyütmüşler bu hikaye aklima geldi. Samimiyet ve güvenin oluşması çok önemli, saçma hiyerarşinin içinde ezilmekten ve stresli yaşamdan kurtulmak varken zor ve samimi olamayan yoldan ilerlemeyelim ... tekrardan böyle bir yazıyı paylaştığınız icin teşekkürler.

GT-I9500 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
Kesinlikle. .Çok maaş, bol izin, mükemmel yemekler herkes istediği işi istediği zaman yapacak. Şimdiki neslin istediği bu :)))
 

bt

Takipçi
Stage 1
Beta Programı
Katılım
8 Eyl 2016
Mesajlar
13,737
Beğeni puanı
41,919
Konum
Kocaeli
Marka
Opel
Yazıyı şimdi okudum. Benim gözlemlerim ise biraz farklı. Maalesef yeni gelen jenerasyonun %80'i bu yazının son paragrafına uyuyor. %10'u hem yazıda bahsi geçen hiyerarşiye dayalı eski sisteme, hem de samimiyet temelli yeni düzene uyumlu oluyor. %10 diyebileceğim kadar yüksek bir azınlık yazıdaki yeni nesil parlak zihinlere uyuyor. Öyle gençleri bulursam da zaten elimden geldikçe birikimlerimi aktarmaya çalışıyorum.

Murat Koç'un tespit ettiği altın jenerasyonu ben 82-88 kuşağı olarak gözlemledim. :) Tabii ki bu jenerasyonun hemen hepsi artık ilk zamanki hevesli dönemlerini geçip daha üst pozisyonlarda görev almaya başladıkları için bu nitelikleri eskisi kadar göz önünde olmuyor.

Kendi kariyerimde şu ana kadar saçma hiyerarşik dayatmalar yapan insanlarla arası ciddi kötü olan, otoriteyle sorunu varmış gibi gözüken biri oldum. Sebebi Murat Bey'in tasvir ettiği "87-88 sonrası jenerasyon" mantığına biraz daha yakın çalışmam oldu. İş ortamında deli muamelesi yapıp kendi halime bıraktıklarında imkansızlar başardığım oldu. :) Bazen inisiyatifin suyunu çıkarıp patronumun içinden çıkamadığı durumlarda, kendisini bypass ederek müşteriyle iş çözüp bitirip teslim yapıp en son bilgilendirdiğim bile oldu. Tüm bunların yanında, hevesli ve azıcık da olsa yetenkli gördüğüm gençleri yanımda alıp yetiştirerek katma değer de sağlıyordum. Neresinden baksanız iş yerine faydalı biri oldum. Aksi durumlarda ise niteliksiz müdürlerin çıldırıp mobbing yapmaya çalıştığı, ama diş geçiremeyip karşılık buldukları lanet bir personel haline de geldim. Yüksek egolu, çözüm odaklı olmayan ve en önemlisi yalanlarla düzen sağlamaya çalışan yöneticiler için kabus gibi biri oluyorum.

Murat Bey'in gözlemleri benim gibi personel profiline çok uyuyor. Katılamadığım nokta ise samimiyet kısmında oluyor. Eğer müdür kademesine çıkılırsa samimiyetten ziyade dürüstlüğün önem kazandığını düşünürüm. Belki de samimi patronların bana ofiste el ense çekip güreş tutmasının çalışma performansıma fazla bir artısı olmadığını gözlemlemiş olmamdandır. (eksisi de olmadı) :) Karşısındaki resmi iyi algılayabilecek personele bazı noktalarda şeffaf davranmanın mahsuru olacağını düşünmüyorum. Bir de tüm bunların yanında adil davranmak da hayati önem taşıyor. Samimiyet ise daha alt kademede belki bölüm şefi gibi pozisyonlar için geçerli olabilir. Sebebi de özel sektördeki iş stresinin yönetimi ile ilgili. Çalışma ortamında samimiyet, genel olarak iş stresini azaltarak verimi arttırır. Ara rütbedeki personelin da katalizör vazifesi görmesine katkıda bulunur. Tabii samimiyetin sıkça görülen en büyük handikapı, suistimale açık bir yaklaşım olmasıdır.



Not: İşsizim :D
 
Üst