Opel hakkında

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan ArdaC
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
Nerden başlasam bilemedim öncelikle şunu belirtmek istiyorum belirtilen markalardan hiçbirisi baştan beri premium olma amacıyla yola çıkmış markalar değildi. BMW ve Audi dışında hiçbiri de olamadı zaten :)

BMW, 507 (1956) ile zaten kendini ne kadar üst noktaya konumlandırdığını Mercedes 300 SL ve Jag XK150'ye göz kırparak ortaya koymuştu, 60'larda başlattığı "Neue Klasse" Premium kompakt felsefesi ile kendisini Mercedes'ten sonra ikinci Alman premium markası olarak tanımlatmıştı.

Bu yıllarda VW, hala Beetle ve Karmann üretirken, Opel orta üst sınıfa hitap edecek Kapitan ve Rekord gibi safkan Opeller ile kendini kanıtlamaya, bu iki premium markaya göre daha ucuz alternatifler sunmaya çalışıyordu. Hitap ettiği kesim bundan dolayı hep farklıydı.

Audi, Auto Union olarak DKW F89 modelleriyle small eco car satarak en alt basamaktaydı, büyük atılımı 80'lerin ortalarında VAG çatısı altındayken Quattro ortaya çıktıktan sonra oldu. VW>Audi algısı 90'lı yılların ortasından sonra, bizim ülkeye de aynı yıllarda giren A3, A4, A6 vs gibi modellerle değişti.

Yani konu 60-70'lerse ki hep o yılların araçlarından bahsedilmiş, bu sıralama BMW>Opel>VW>Audi diyebiliriz. Opel, Astra H'lardan sonra GM'in bodrumuna yerleştirildi ve oradan çıkartılmadı.

Fakat bu demek olmuyor ki kötü arabalar üretti, 2017'lere kadar GM altındayken taş gibi, kompakt C segmentte sürüş kalitesiyle ve rafineliğiyle Golf'lere nazaran tercih edilebilecek Astra H'lar, Astra J'ler ve K'lar çıkarttı. Keza Insignia gayet başarılı bir modeldi, altyapısını paylaştığı araçlar ortada. Sadece belli kombinasyonlarla iyi bir bakımla tercih edilmesi gereken modeller. Bugün hiç kimse 1.6 CDTI motorunun başarısını ve C segmentte en performanslı dizel motor olduğunu yadsıyamaz. Zinciri ise her gülün dikeni.
60-70'ler muhabbetinin premium kısmı gereksizdi ya.. Oraya Opel övmek için girdim de lazım değildi, Overwritten olmuş 😅 Sonra düzenleyemedim de..

Ben Horch'u daha da eski 1910'lar zamanı için demiştim ama o kısmı saymayan da var. Çok itirazım yok. O zaman premium araba diye birşey de yoktur diye tahmin ediyorum 🙂 İçten yanmalı herhangi birşeye sahipsen zaten lüks 😁
 
60-70'ler muhabbetinin premium kısmı gereksizdi ya.. Oraya Opel övmek için girdim de lazım değildi, Overwritten olmuş 😅 Sonra düzenleyemedim de..

Ben Horch'u daha da eski 1910'lar zamanı için demiştim ama o kısmı saymayan da var. Çok itirazım yok. O zaman premium araba diye birşey de yoktur diye tahmin ediyorum 🙂 İçten yanmalı herhangi birşeye sahipsen zaten lüks 😁
bence hocam opel in en büyük eksisi kimlik oturtamaması oldu. ve bunu kendi kendisine yaptı enteresan bir şekilde. amerikan opeller bambaşka bir kafadaydı. alman olanlar tam alman değildi. gm-alman melezi oldu. şimdi de psa opeller var. her opel sever aslında öncesi ve sonrası olmayan bir başka opeli seviyor. :D

ana akımda yol tutuş dendiği zaman akla ilk gelenlerden biri ford olur. opel mesela onun kadar iyi olmasına rağmen akla fordtan önce gelmiyor. kaliteli araç dendiğinde vw'den önce gelmiyor. tasarımları genelde güzeldir fakat bir mazda, alfa gibi de değil. hatta seat leon kadar bile değil. her konuda kalburüstü sayılır fakat hiçbir konuda direkt akla ilk gelen marka değil.

bence ona en yakışan yer 90'lar ve 2000'ler başındaki vw'nin yine "kaliteli alman rakibi" olan konumuydu. golf 4 gibi bir araca karşı g kasa gibi gerçek bir alternatifi vardı mesela. uzay kasa vectralar falan dönemi için çok acayip araçlardı. sonraları sizin de dediğiniz gibi vw uçuşa geçerken opel ne tarzda araç yapacağına karar veremeyen bir konuma düştü. halbuki tıpkı 2000'ler başı gibi ulaşılabilir, kaliteli, rafine, alman işçiliğine sahip; bir de vw'lerden genellikle daha heyecanlı tasarımı olan marka konumu bence ona en yakışan yer olurdu dediğim gibi.
 
  • Beğeni
Tepkiler: nıneleven
bence hocam opel in en büyük eksisi kimlik oturtamaması oldu. ve bunu kendi kendisine yaptı enteresan bir şekilde. amerikan opeller bambaşka bir kafadaydı. alman olanlar tam alman değildi. gm-alman melezi oldu. şimdi de psa opeller var. her opel sever aslında öncesi ve sonrası olmayan bir başka opeli seviyor. :D
Evet, PSA Opel'leri Çinli Nokia telefonlar gibi görüyorum. 3310'un yenisini yaptılar ya tam onun gibi. Eskiden de tartışmalıydı ama ilk önce Astra yapılıp sonra Cruze diye satıldığı bilindiği için çok rahatsız etmiyordu. PSA Opel'lere kötü arabalar demiyorum ama platformu Opel'in geliştirmediğini biliyorsun.

Bana pandemi sonrası tasarlanmış VAG grubu arabalar da öyle gelmeye başladı yalnız.. Aslında konsola bakmazsan geri kalanı çok farklı değil ama sanki TATA almış gibi Audi'yi.. Logolar bir garip, F1 arabasında Audi Sport yazmıyor mesela.. Bunların nedeni yönetimdeki değişiklikler. Herbert Diess'in ID3-4 ve Golf 8 felaketlerinde payı büyük. Bu adam BMW'den gelmiş, Wolfsburg/Münih kültür karmaşı yaratmış aslında.. VW'yi Tesla yapmak istemiş, mühendislerin moralini bozmuş.. Sürekli Tesla'nın başarılarından bahsetmiş, hatta bir toplantıya Elon Musk'ı davet etmiş.. Nokia olacağız diyen de o zaten 🙂 Şimdi Oliver Blume var, Porsche'den gelme.. Piech zamanından bir adam. Heeehh şimdi oldu. O ne öyle ya.. BMW'ciden VW Ceo'su mu olur 😁 TATA alsın daha iyiydi.. Bugatti'yi de Rimac'e verdiler ya. Ben Rimac'in yaptığı arabayı çok beğenemedim. Detaylarda özen yok.. Motorun sesi Ariel Atom gibi. Veyron, Chiron bunların bir ağırlığı vardı.. Bu Koenigsegg - Lotus falan gibi birşey olmuş. Neyse..
Böyle şeyler gerçekten çok etkiliyor. Ya da biz bildiğimiz için çok takılıyoruz.. İnsanların gözünde Astra L, hala Opel. Tamam PSA Opel ama eskiden de GM Opel'di.. Sorun yok 🙂
ana akımda yol tutuş dendiği zaman akla ilk gelenlerden biri ford olur. opel mesela onun kadar iyi olmasına rağmen akla fordtan önce gelmiyor. kaliteli araç dendiğinde vw'den önce gelmiyor. tasarımları genelde güzeldir fakat bir mazda, alfa gibi de değil. hatta seat leon kadar bile değil. her konuda kalburüstü sayılır fakat hiçbir konuda direkt akla ilk gelen marka değil.
Bence yol tutuştan çok, Ford çok daha büyük. Ticari araçları da var.. Daha bir VW ve Mercedes gibi. Opel, butik kalıyor Ford'un yanında 😅

Tasarım olarak, ben Mazda ve Alfa'dan aşağı kaldığını düşünmüyorum Opel'in. Tamam Alfa sonuçta İtalyan ve daha egzotik modelleri olduğu için ona göre ama Brera ile Astra J GTC yarışır yani.. Mazda içinse, ben Mazda'ların, Opel'lerden daha yakışıklı olduğunu düşünmüyorum. Mazda 6 ile İnsignia kapışır ve İnsignia daha önde olabilir.. Hadi aynı diyelim.. Tasarım konusunda Mazda gibi harbiden.
Aslında Mazda ya.. Evet. Opel'in oluru Mazda'ydı. Opel'den VW-Toyota-Ford olmazdı ama Mazda olabilirdi 🤔
Biraz da.. orta karar aile arabasında istenilen, o markanın büyük bir grup olması oluyor.. Motoru ticari araçlarda da kullanılsın, borsa değeri belli olsun vs. Çünkü adamın atacak tek kurşunu var, kredi ile alacak.. Baya "default araba" istiyor adam 🙂
İmajı yüksek markalarda çok sorun değil.. Mesela Alfa-BMW parayı gösteriyor. Orada Alfa'nın servisi var-yok.. Motoru 2 sene kullanıp bırakmış, model devamlılığı vs. konuşulmuyor. Arıza konusu da bak BMW'de N13'e yağ bidonuyla binen adam var.. Opel olsa arabayı yakıp haberlere çıkar 🤓 Opel, hedef kitlesi ve marka algısına göre hep uçuk hareket etti.. "esnaf işi" diyebileceğin bir tane Opel yok.

Benim etrafımdaki güncel model Opel sahipleri, hep durumu iyi insanlardı bu arada.. O da ilginçtir. Sanki kredi ile alan VW alıyor da 100 dönüm tarlası olan Opel alıyor gibi bir durum var 😅 Biz Trakya'dayız diye öyle denk gelmiştir.
 
  • Beğeni
Tepkiler: racer
Başlıyorum.

1- Öncelikle çoook küçükken bir astra g station wagon vardı. Lakin küçüktğm ve anlatacağım çok bir şey yok :)

2- Opel Vectra C Elegance. Aman Allahım o donanımlar. İçi sarı ,makam perdeli,elektrikli koltuk vs vs anlatmaya gerek yok . Çağla yeşili idi. Bolca kaçırıp okula giderdim
3- evetttt ehliyet alındı ve babam ankaradan izmire gitti. Ben görev icabı sanıyordum . Sene 2013 tü sanırım üniversite ilk sınıf . Okul çıkışı bunla geldi sanırım hayatımın en güzel günüydü. Koltuk ısıtma ile ilk tanıştığım araba idi. Okulda totom kalkamazdı çünkü Bilkentte idim ve malüm adım başı supercar ama olsun yinede ekmeğini yemiştim😬
14318.jpg


4- Yıllar yılı kovaladı ve belli sebeplerden param yoktu oan ama yinede iki kapı aşkımdan vazgeçemiyordum. 123 binde Tigra ile tanıştım. Ve sorduğum soru şu idi ulan bu araba nasıl böyle hızlı😄
14314.jpg


5- sonra araya her opelci gibi bir corsa c sıkıştı
14316.jpg

6- ve şimdi e tabi yaş 32 ihtiyaçlar arttı zaten garaj bölümünde aracım var Astra H ile birlikteliğimiz sürüyor
13911.jpg
 
Tüm modelleri zamanına göre değerlendirirsek muhtemelen Vectra C, Opel'in en büyük pişmanlığı olabilir. Vectra A'dan C'ye doğru giderken adım adım oluşan gerilemeyi Insignia'nın ilk kasasıyla üstünden attı. O atılımı da bir daha yakalayamadı gibi.

Her zaman sempati duyduğum bir marka olmuştur Opel. İkinci elde daima fiyat-performans.

Sorunsuz demiyorum, fakat bizim insanımızın bir kısmı da direkt yük eşeği arıyor. Bakım yapmayı yağ ve filtre değiştirmekten ibaret gibi düşünüyor (hatta bazen onu dahi atlıyor). Henüz hararet yapmadan, km'si yaklaştı diye devirdaim değiştirene pek denk gelmedim mesela. Sonra niye 200 bini geçmiyor memleketteki motorlar

Bazı durumlarda da bir miktar "drama queen"lik de mevcut. Mesela, ateşleme bobini bozuldu diye yaygara koparılır mı ya ? Gören de sanar ki şanzıman dağıldı. Astra H için 2.5k fiyatı var. Bir depo benzin bile etmiyor. 50-60 binde bir buji değişirken henüz bozulmamışken keyfine al bir tane, eski bobini de at bagaja kafa rahat devam.

Genel olarak benzer arızaları başka gruptan bir araç verince normal gibi gören, aynısına Opel'de denk gelince başlıyor. Günah keçisi Opel :)
 
Tüm modelleri zamanına göre değerlendirirsek muhtemelen Vectra C, Opel'in en büyük pişmanlığı olabilir. Vectra A'dan C'ye doğru giderken adım adım oluşan gerilemeyi Insignia'nın ilk kasasıyla üstünden attı. O atılımı da bir daha yakalayamadı gibi.

Her zaman sempati duyduğum bir marka olmuştur Opel. İkinci elde daima fiyat-performans.

Sorunsuz demiyorum, fakat bizim insanımızın bir kısmı da direkt yük eşeği arıyor. Bakım yapmayı yağ ve filtre değiştirmekten ibaret gibi düşünüyor (hatta bazen onu dahi atlıyor). Henüz hararet yapmadan, km'si yaklaştı diye devirdaim değiştirene pek denk gelmedim mesela. Sonra niye 200 bini geçmiyor memleketteki motorlar

Bazı durumlarda da bir miktar "drama queen"lik de mevcut. Mesela, ateşleme bobini bozuldu diye yaygara koparılır mı ya ? Gören de sanar ki şanzıman dağıldı. Astra H için 2.5k fiyatı var. Bir depo benzin bile etmiyor. 50-60 binde bir buji değişirken henüz bozulmamışken keyfine al bir tane, eski bobini de at bagaja kafa rahat devam.

Genel olarak benzer arızaları başka gruptan bir araç verince normal gibi gören, aynısına Opel'de denk gelince başlıyor. Günah keçisi Opel :)
Buna ek olarak Opel gruplarında termostat değişiyortriyor diye söylenen laf eden de çokça bir grup var. Adamın termostatın çalışma mantığını anladığını bile zannetmiyorum. Kaldı ki A14NET araçlarda termostat açık kalınca araba güç sınırlıyor bunu farkedip.


Haricinde Opel'e antifriz koymayıp su kaynattırıp, bütün sistemi paslandırıp Opel'e laf edenlere de ayar oluyorum. Adamlar üretiken her tarafına yazmış antifrizli kullanın diye neyden kaçırıyorsun da koymuyorsun diyesim geliyor.
 
  • Beğeni
Tepkiler: Otto Çevrimi
bence hocam opel in en büyük eksisi kimlik oturtamaması oldu. ve bunu kendi kendisine yaptı enteresan bir şekilde. amerikan opeller bambaşka bir kafadaydı. alman olanlar tam alman değildi. gm-alman melezi oldu. şimdi de psa opeller var. her opel sever aslında öncesi ve sonrası olmayan bir başka opeli seviyor. :D

ana akımda yol tutuş dendiği zaman akla ilk gelenlerden biri ford olur. opel mesela onun kadar iyi olmasına rağmen akla fordtan önce gelmiyor. kaliteli araç dendiğinde vw'den önce gelmiyor. tasarımları genelde güzeldir fakat bir mazda, alfa gibi de değil. hatta seat leon kadar bile değil. her konuda kalburüstü sayılır fakat hiçbir konuda direkt akla ilk gelen marka değil.

bence ona en yakışan yer 90'lar ve 2000'ler başındaki vw'nin yine "kaliteli alman rakibi" olan konumuydu. golf 4 gibi bir araca karşı g kasa gibi gerçek bir alternatifi vardı mesela. uzay kasa vectralar falan dönemi için çok acayip araçlardı. sonraları sizin de dediğiniz gibi vw uçuşa geçerken opel ne tarzda araç yapacağına karar veremeyen bir konuma düştü. halbuki tıpkı 2000'ler başı gibi ulaşılabilir, kaliteli, rafine, alman işçiliğine sahip; bir de vw'lerden genellikle daha heyecanlı tasarımı olan marka konumu bence ona en yakışan yer olurdu dediğim gibi.
Astra G HB , yol tutuş tasarım kalite anlamında iyi arabaymış, 2009 yılında 2003 Twinport Elegance 60.000 km de bir örneğiyle zaman geçirmiştik hatırladığım şey kaliteli araba olmasıydı.
 
  • Beğeni
Tepkiler: racer
Tüm modelleri zamanına göre değerlendirirsek muhtemelen Vectra C, Opel'in en büyük pişmanlığı olabilir. Vectra A'dan C'ye doğru giderken adım adım oluşan gerilemeyi Insignia'nın ilk kasasıyla üstünden attı. O atılımı da bir daha yakalayamadı gibi.

Her zaman sempati duyduğum bir marka olmuştur Opel. İkinci elde daima fiyat-performans.

Sorunsuz demiyorum, fakat bizim insanımızın bir kısmı da direkt yük eşeği arıyor. Bakım yapmayı yağ ve filtre değiştirmekten ibaret gibi düşünüyor (hatta bazen onu dahi atlıyor). Henüz hararet yapmadan, km'si yaklaştı diye devirdaim değiştirene pek denk gelmedim mesela. Sonra niye 200 bini geçmiyor memleketteki motorlar

Bazı durumlarda da bir miktar "drama queen"lik de mevcut. Mesela, ateşleme bobini bozuldu diye yaygara koparılır mı ya ? Gören de sanar ki şanzıman dağıldı. Astra H için 2.5k fiyatı var. Bir depo benzin bile etmiyor. 50-60 binde bir buji değişirken henüz bozulmamışken keyfine al bir tane, eski bobini de at bagaja kafa rahat devam.

Genel olarak benzer arızaları başka gruptan bir araç verince normal gibi gören, aynısına Opel'de denk gelince başlıyor. Günah keçisi Opel :)
Tamam bobini önleyici bakım olarak değişelim de, 50-60 binde bir bobin değiştirten arabanın zaten yüzüne bakmam. Parçanın ucuz olması bunun bahanesi değil.
Sadece bobin değil ki, önleyici bakım olarak termostatı devirdaimi değişelim, ok. Önleyici bakım olarak yağ eşanjörlerini değişelim, ona da ok. Önleyici bakım olarak direksiyon kutusu da mı değişelim? Önleyici bakım olarak beyinleri de mi değişelim? Önleyici bakım olarak gem modülü mü değişelim?
2000'lerin ortasından sonraki Opel'lerde durum maalesef bu. Neresini tutsan "önleyici bakım olarak değiştirilmesi gerek" olan bir yerleri oluyor. Hal böyle olunca her ne kadar yaşam alanı içerisinde kaliteli hissettiriyor olsa da bir bütün olarak kalitesiz ürün sunuyor. Benzer şekilde Fiat ve Renault da kalitesiz bilinir ama en azından parçalarının maliyeti çok daha uygun diye kabul edilebilir oluyor.
Opel'de eziyet jenerasyonlar Corsa D, Astra J, Zafira C, Meriva B, Vectra C & Insignia A, Antara modellerinden itibaren başlıyor. Öncesi de çok şey değil ama "arabadır, illa ki eskiyip sorun çıkarır" söyleminin kapsamında kalabiliyor, saygınlığını koruyabiliyor.
 
Son düzenleme:
  • Beğeni
Tepkiler: nıneleven
Opel sevdalılarından özür dileyerek;

Opel benim gibi otomobillerle ilgisi otoparkın panpa zamanlarında yükselmeye başlayıp, motorun çalışma prensibi vb. Teknik olaylardan pekte/çokta anlamayan birisi olarak,

Gereğinden ağır araçlar üreten, buna bağlı olarak gereğinden fazla yakan, ama kendini konforda gereğiden fazla vw ile kıyaslama derdine düşüp yine gereğinden çok fazla saf sürüş ile ön plana çıkan alfa/Mazda gibi markalar ile rekabet algısı içinde olduğunu sanan, gereğinden fazla abartılı rakamlar ile piyasada varlığını sürdürmeye çalışsa da sonu PSA ile evlilik olan üvey evlat olarak görüyorum.

Şuan hem k kasa Astra, hemde 2018 benzinli 2020 dizel Insignia sahibi arkadaşlarım hala dfp temizliği ile düzenli olarak sanayiye gidiyor. Bu adamlar dizel partikül filtresinin ne olduğunu bilen adamlar hemde.
 
  • Beğeni
Tepkiler: nıneleven
Tamam bobini önleyici bakım olarak değişelim de, 50-60 binde bir bobin değiştirten arabanın zaten yüzüne bakmam. Parçanın ucuz olması bunun bahanesi değil.
Sadece bobin değil ki, önleyici bakım olarak termostatı devirdaimi değişelim, ok. Önleyici bakım olarak yağ eşanjörlerini değişelim, ona da ok. Önleyici bakım olarak direksiyon kutusu da mı değişelim? Önleyici bakım olarak beyinleri de mi değişelim? Önleyici bakım olarak gem modülü mü değişelim?
2000'lerin ortasından sonraki Opel'lerde durum maalesef bu. Neresini tutsan "önleyici bakım olarak değiştirilmesi gerek" olan bir yerleri oluyor. Hal böyle olunca her ne kadar yaşam alanı içerisinde kaliteli hissettiriyor olsa da bir bütün olarak kalitesiz ürün sunuyor. Benzer şekilde Fiat ve Renault da kalitesiz bilinir ama en azından parçalarının maliyeti çok daha uygun diye kabul edilebilir oluyor.
Opel'de eziyet jenerasyonlar Corsa D, Astra J, Zafira C, Meriva B, Vectra C & Insignia A, Antara modellerinden itibaren başlıyor. Öncesi de çok şey değil ama "arabadır, illa ki eskiyip sorun çıkarır" söyleminin kapsamında kalabiliyor, saygınlığını koruyabiliyor.
"Parçaların maliyeti çok daha uygun diye kabul edilebilir oluyor"

Zaten tam da bunu anlatmaya çalışıyorum. Aynı problemler Fiat ve Renault'da çıkınca bu kadar sorun edilmiyor. Opelin de parçası çok pahalı değil. Çoğunlukla günah keçisi olmaktan beri geliyor.

Termostat, devirdaim, buji-bobin, yağ eşanjörü, direksiyon kutusu vs çoğu arabada var. Bozulmaz parçalar değiller. Bu parçalar hangi arabada "bu zamana kadar bunun hiç değiştiğini görmedim" şeklinde ? Zamanı gelince değişecek. Bunların hepsinin de örneklerini veririm mainstream markalardan. Konu Opelse aksi örnek vereyim ama. Alt takımı zırt pırt değiştiren Astra J, Insignia örneği var mı forumda ? Veya kronik olarak yağ yakan 1.6T 180 hp ? 1.6 dizeldeki triger zinciri örneği verilecekse eyvallah. Fakat bujiymiş bobinmiş, hayatta çok daha önemli dertler var.

Opele binen, fiyat-performans arabası kovalayan, arabasına da çok para harcamak istemeyen kitle. Aynı zamanda Alman araçlarındaki teknolojiyi de istiyor. Bunlar aynı kefede olmaz. Insignia A da candır. Adam 180 hp motor koymuş bastın mı gidiyor, aynı zamanda 1600 kg kütleyle şehiriçi neredeyse zamanının Civic'i kadar yakıyordu. E bir zahmet şoförü de bakacak arabaya. Öncekilerde "çok şey değil" olmasının sebebi arabada zaten bir şey olmaması. Geçmişinde teknoloji namına bir tek EGR vardı, o da arıza yapıyordu zaten. Benim kadar yakıp bir yere de gitmiyordu ama "masrafsız"

Arabadır, bozulur yapılır. Keyfini sürüyorsak nazını da çekmemiz gerekiyor. Yoksa derdi hiç olmayan araba arasak memleketçe iki üç tane modele binmemiz gerekiyor. Onların da sundukları soru işareti.
 
Ben yıllarca Ford araçlar kullandım. Hala bir yanımda hep o eski Ford araçlarının özlemi vardır. Uzun yıllar sonra Psa temelli Opel'e geçince şunu fark ettim; iyi ki psa opel'i almak gibi bir hamle yapmış. Çünkü günümüz şartlarında, gidişata da bakılınca opel kesinlikle ayakta kalamazdı.

Yine şunu da hepsini tecrübe etmiş biri olarak söylemeliyim ki Corsa D ve E alman rafineliğinden ne kadar uzaksa Corsa F buna bir o kadar daha yakın. Psa'ya geçince alman genini kaybetti dediler ama sürüş tecrübelerime göre punto temelli corsa'lardan çok daha alman hissiyatı veriyor Corsa F'ler.

Bunun yanında uzunca müddet Astra J ve K kasa deneyimledim. Astra L ile aralarındaki en temel fark direksiyon hissiyatı. Corsa'larda da öyle. Corsa D, E, Astra J, K nispteden daha eski dönemlere de denk geldikleri için direksiyon ağırlıkları, hissiyatları biraz daha mekanik hissettiriyor. Ama bunun haricinde bilenler bilir Astra J'yi yüksek hız stabilizasyonu, viraj limitleri gibi konularda oldukça takdir ettiğim kadar Astra L kasanın bundan hiç aşağı kalır yanı olmadığı gibi rafinelik konusunda gerçekten çok iyi durumda. Yalıtım ve konforu da iyi seviyede.

Tipik psa sorunlarına sahip olsalar da ben alman hissiyatına benzer karakterlerini tamamen kaybetmediklerini sürüşlerini yaparak şahit oldum. Bununla birlikte Opel'in yıllardır sahip olamadığı hafiflik, daha verimli sürüş ve iyi şanzıman gibi sorunlarını da çözüme kavuşturduğu için bu evliliğin çok iyi şekilde yaradığını düşünen taraftayım. Keşke 1.6 puretech 180'lik motorlarını da astra, grandland gibi araçlarına entegre etselerdi. Keşke 508 altyapılı ( ki çok sportif sürüşe sahip ) yeni nesil bir insignia da üretselerdi. Ama dünya pazarında D segment kan kaybediyor ne yazık ki.