Artık öyle bir hal aldı ki suçu (haşa) Allah'a atacak kadar densizleşti bu halk. Pazarda röportaj esnasında bir vatandaş; '' Bir yağmur yağmasın, yağar yağmaz 3 liralık domates 6-7 lira oluyor. '' deyip derdini anlatmaya çalışıyor. Arkasından yaşlı başlı bir kadın utanmadan gelip; '' Başımızdakine suç atma! Yağmuru Allah yağdırıyor. '' Diye adamın üstüne geliyor, bağırıyor çağırıyor.
Herkes inandığı şeyi körü körüne savunuyor bu ülkede, sıkıntı bu. Sadece körü körüne inanıyor ve savunuyorlar. Sağcıyım diyen de, solcuyum diyen de, kemalistim diyen de, laikliği savunan da böyle. Kimseyle oturup adam akıllı tartışma yapılamıyor. Kaldı ki buna en yakın arkadaşlarımı da dahil ediyorum.
Hani desem ki o yaşlı teyze gibi insanlar gün gelecek göçüp gidecekler, nesil değişecek. Bu hususta da patlıyoruz ki. Düzgün eğitilmiş bir nesil gelmiyor, akıllar karman çorman, yıkanmış zihinler geliyor bizim arkamızdan. Sıkıntı döviz kuru değil anlayacağınız. Sıkıntı halk.
Ne yalan söyleyeyim; bazen öylelerine denk geliyorum ki artık sözlerim kifayetsiz kalıyor karşılarında. Nadir kullandığım yumruklarımı devreye sokasım geliyor.