TT'yi okumadım, telefonuma mesajlar geldi o nedenle bu başlığı açtım. Dizi çekecek halim yok, gerçekleri yazar geçerim
Anladığım kadarıyla Buğra ve Alihan 2 mesaj atmış, onların hesabı soruluyor. Biri uyuşturucu bağımlısı, sayısız kurumdan kavgalı ayrılmış (Carviser ve Otomobil Dünyam dahil), defalarca otokontrolünü kaybedip çevresine fiziksel şiddet uygulamış sabıkalı bi tip; diğeri "Trafik Kafası", sağa sola küfürler savurarak video çeken, askerden rapor alıp evine dönen ve (kendi ifadesiyle) halen ruh sağlığı yerine gelmemiş zavallı bir çocuk.
Öncelikle okuduklarınızın arkasındaki cerahati bilin.
O gecenin detayı şu: Evvelki aylarda Buğra'yı resmi bir YouTube toplantısına göndermiştim kendine network yapması için, öğlen aradı "uyuyakaldım gitmedim" dedi. Jaguar XE'nin drone görüntülerini Utku'ya teslim etmeyi unuttuğu için videonun yayını bir hafta gecikti. Drone bozulmuştu o yaptıracaktı, 1 günlük tamir işi vardı, 1 ay savsakladı, çekimler eksik kaldı. 3000TL karşılığı ayda en az 1 The Makina sözü vermişti, 2 ayda 1 belki yayınladı. Kameranın ayarlarını değiştirip çocuklara veriyordu, onlar da ayarları bilmediğinden saçma sapan görüntüler çekiyordu. Sırada bir sürü video beklerken kurgucuları yanına alıp aylak aylak ortalarda geziniyordu. Bunun gibi daha tonla işgüzarlığı vardı, müdahale etmem gerekiyordu.
Sorun şu ki, Buğra bir hatası yüzüne vurulduğunda önce inkâr edip sonra çıldıran bir insan. Önceleri telefonda bu yüzden birkaç kez tartışmıştık. O gece 11‘de çağırdım çünkü öncesinde dersim vardı. Sinan ile birlikte, bu sorunları konuşmak için bir araya gelmiştik. Gene hatalarını inkâr etmeye başladı. Tek bir küfür ya da hakaret etmedim, yumruk sallamadım; ben sokakta büyümedim. Eve gitmek için yalvardığı, “ayıp ediyorsun” dramaları falan yalan. Kavga, masadan kalkarken bana hafifçe kafa atmasıyla başladı. Sonrasında Sinan araya girdi, Buğra ofisten çıktı, ardından telefon açıp tehditler savurdu. Darp raporu almadım çünkü burası İsviçre değil, daha önemli işlerim vardı.
Ertesi gün bize emanet ettiği Panasonic P1 kamerayı ona teslim ettik. Rahat kurgu yapsın diye satın aldığımız ve ona teslim ettiğimiz bilgisayarı geri istedik. “Videolarımı silin vereyim” dedi, sildik. Birlikte ekipman alışverişine gittiğimizde gene çekimlerine yardımcı olmak için aldığım Gopro Hero4 Black onda kaldı, geri vermedi. Hepsinin faturası duruyor.
Vazo fırlatmaktan bahsetmiş, kimseye vazo fırlatmadım; ama Alihan, benim kendisine çıkıştığım o tek seferin onlarca mislini, her türlü bağırış çağırışı ve aşağılanmayı gözümün önünde her gün Buğra’dan görüyordu. Bir test aracının içinde üçümüz varken, Alihan’a avaz avaz bağırdı, hakaretler yağdırdı dakikalarca, Bajaj Cute’ün kurgusunu istediği gibi yapmadığı için. Ben bunu eleştirmedim, yargılamadım, müdahale de etmedim çünkü aralarında böyle tuhaf bir ilişki vardı.
Ancak Alihan’ın, Buğra’dan gördükleri yanında; havanın kararmak üzere olduğu saatlerde benim Egea’nın testini tamamlamak için iki ayağımın bir pabuca girdiği dakikalarda, yanında kalmam için üstelediği bir anda ona sesimi yükseltmem üstüne paragraflar döşemesini anlayamadım. “Benim senin gibi boş vaktim yok! Siz ne *** yiyosunuz!” gibi bir cümle kurmadım. Yaptığım doğru değildi, çocuk iyi niyetliydi de; sonrasında gönlünü alma amaçlı kaç defa telefonda konuştuk. Gene de gönlünü alamadıysam tekrar özür dilerim.
Muhip’i “kıskanma” gibi bir durumum yoktu; onu Otopark’a kattığı bakış açısı ve özgün karakteri sebebiyle aramızda katıp 4 sene başarılı olması için çırpınan benim. Çaba ve katkıları, bir şirket çalışanlarının minimum gereksinimlerini karşılamadığı için; başka bir tabirle tembelliği sebebiyle ayrıldık, bunu da Buğra’ya çok net açıkladım.
Geçen Ankaralı bir editör de yazmış; Murat kız arkadaşı yerine kadın gözü videolarına Aslı çıktığı ve bu konuda ona haber vermediğim için ayrıldı. Bu konuda asla “hatalıyım” demedim, adamı ben kovmadım ki? Fakat sonrasındaki köşe yazımdan ve atışmalardan dolayı pişman olduğumu belirttim.
3008 lansmanında Buğra'nın yanına gittim, tek konuştuğumuz Focus kazasıydı. Buğra geçmiş olsun dedi, ben de teşekkür ettim. Özür falan dilemedim.
Ekipmanlardan bazılarını almamamı söyledi evet, ben de aldım ve hepsini halen kullanıyoruz (Glidecam hariç, onu iade ettik).
Şimdi baktım, 27 Nisan ve 6 Mayıs’ta toplam bir 2.950 TL göndermişim bankadan (50 TL borcu vardı). Diğerini elden vermiştim. Ödemediğim parası yok.
3 saatlik uykuyla çekime gittiyse ya sabaha kadar karı kız peşinde koşturduğundan ya da gündüz yapması gerekeni geceye bıraktığındandır. Bu da 1 kere olmuştur zaten, normalde çekimlere katılmazdı. Ama kurgu eğitimi verdiği ve sosyal medyayla ilgilendiği doğru.
O gömleğe 1500 TL verdiğini sanmıyorum

Gene de teşekkür ederim.
Borçlarını ödeyebilmek için kredi çekmeye mecburdu, benle ilgisi yok.
Ekşi Sözlük'te kullandığım tek hesap "frame", onunla da kimseye hakaret etmedim.
Facebook’a harcanan paranın tamamını şirket ödedi. Reklamları zamanında kapatmadığı için 26 Haziran’da ek bi bedel çıktı, onu da verdik zaten.
Sinan’ın eşine küfür etmeler falan… Uyuşturucudan uzak durun arkadaşlar sonu böyle oluyor.
Focus RS mevzusu gayet net açıklandı. Mantıken; ben egomu tatmin etmek için yanlamaya çıktıysam, bunu kameraları açıp sonra yayınlamak üzere yaparım değil mi? Herkes pitte yemek yiyorken değil? Neden kameralar kapalıydı o zaman?
Daha önce söylediğim gibi, amacım arabayı tanımaktı. Pist yönetiminin görüşleri alınacaksa; ben çıkmadan önce yarım saat yanlayıp, dışardan telefonla çekip, lastikleri haşat edip, pistten çimlere çıkıp, arka jantları çamurdan gözükmeyecek halde geri getiren ve sonunda uyarı alan TopGear ekibini soruştursunlar.
Kazadan sonra Alihan beni aradı, geçmiş olsun için, ve bir sözlük sitesindeki ilgili başlığı Buğra’nın kaldırttığını söyledi. Eksik olmasın dedim, telefonu kapadıktan sonra teşekkür etmek için Buğra’yı aradım, meşgule düştü. Sonra söz konusu siteyi açtım, başlık yeniden açılmıştı, yazar da “neden silindiğini anlamadım” vb. bir şeyler yazmıştı. Görünen, gerçekten Buğra olayın yayılmaması için bir çaba şarf etmişti. O gün kendisine ulaşamadım, bugün kendisine teşekkür ederim.
Benim finansmanım olmasa o dergi çıkabilir miydi, Buğra onu düşünsün. TopGear konusunun özeline şimdilik girmiyorum, Doğan girmedikçe de girmem.
Galeri galeri dolaşıp sahiplerine dilenmek gibi bir huyum olmadığı için hayır, muhtemelen –en azından o vesileyle- o çakmakları yaptıramazdım.
Sinan şirketi alır almaz, o kendi bileceği iş. Belki başka firma üstünden fatura keser, belki şahıs firması açar, kime ne? Tekrar yazıyorum, Sinan Otopark.com’un yeni yöneticisidir.
Tamamen Buğra’nın ifadeleriyle yazıyorum: “Ben Otopark’tan önce senelerce çalıştım didindim, tırmaladım; kimsenin haberi olmadı. Ne zaman ki Otopark’a çıktım, sokakta tanınır oldum, videolarım izlenmeye başladı, sosyal medya hesaplarım patladı.” Bunları görmek için müneccim olmaya gerek yok zaten.
Başarının tek ölçütü abone sayısı değil; Buğra'nın yüzüne bile bakmayacak markaların Otopark’la çalışıp bir video için bir kamyon para dökmesinin başka sebepleri de var.
Tüm hakaretlerini aynen iade ediyor, yolunda başarılar diliyorum.
Ek: Şizofren değilim ve hayatımda hiç antidepresan kullanmadım.